Dergiler / Bağcılar Tıp Bülteni / 2021 / Cilt: 6 - Sayı: 3

The Effectiveness of CT Enterography in the Radiological Evaluation of Crohn’s Disease

Crohn Hastalığının Radyolojik Değerlendirmesinde BT Enterografisinin Etkinliği

Sayfa
257–263
DOI
—

Özet

Objective: The aim of this study is to evaluate the effectiveness of computed tomography enterography (CTE) in demonstrating luminal and extraluminal pathologies in patients diagnosed with Crohn’s disease (CD). Method: In 20 symptomatic patients histopathologically diagnosed with CD, CTE findings obtained after optimal bowel distension with oral contrast material were evaluated retrospectively. The involved segment was evaluated in terms of the presence of intestinal wall thickening (focal or diffuse), pathological contrast enhancement in the intestinal wall, increased vascularity in the intestinal mesentery, mesenteric lymphadenopathy, intraperitoneal fluid, enteric fistula, and intraabdominal abscess. In addition, evaluation was made in terms of extraintestinal findings that might be related to the disease. Results: A total of 20 patients (11 females, 9 males; age range: 24 to 61 years, mean age: 39.7±11.4 years) were included in the study. The most frequently affected intestinal segment was the terminal ileum (n=10, 50%). Pathological intestinal wall enhancement was detected in 14 patients (70%), mesenteric lymphadenopathy in 16 patients (80%), and comb sign in 15 patients (75%). Intraabdominal abscess was detected in 4 cases (20%) and enteric fistula in 4 cases (20%). Related to the disease, kidney stones in one patient and previous cholecystectomy findings in two patients were observed. Conclusion: CTE is a very effective method that can simultaneously monitor the intestinal and extraintestinal findings of the symptomatic patients with CD and guide the treatment choice.

Abstract

Amaç: Bu çalışmanın amacı, bilgisayarlı tomografi enterografisinin (BTE) Crohn hastalığı (CH) tanısı almış hastalarda lümen içi ve lümen dışı patolojileri göstermedeki etkinliğini değerlendirmektir. Yöntem: Histopatolojik olarak CH tanısı konulan semptomatik 20 hastada oral kontrast madde ile optimal barsak distansiyonu sonrası elde edilen BTE bulguları geriye dönük olarak değerlendirildi. Tutulan segment intestinal duvar kalınlaşması (fokal veya diffüz), bağırsak duvarında patolojik kontrastlanma, intestinal mezenterde artmış vaskülerite, mezenterik lenfadenopati, intraperitoneal sıvı, enterik fistül, intraabdominal apse varlığı açısından değerlendirildi. Ayrıca hastalığa bağlı olabilecek ekstraintestinal bulgular açısından değerlendirme yapıldı. Bulgular: Çalışmaya toplam 20 hasta (11 kadın, 9 erkek; yaş aralığı: 24- 61 yıl, ortalama yaş: 39,7±11,4 yıl) dahil edildi. En sık etkilenen bağırsak segmenti terminal ileumdu (n=10, %50). On dört hastada (%70) patolojik bağırsak duvarında kontrastlanma, 16 hastada (%80) mezenterik lenfadenopati ve 15 hastada (%75) tarak işareti saptandı. Dört olguda (%20) karın içi apse ve 4 olguda (%20) enterik fistül tespit edildi. Hastalıkla ilgili olarak, bir hastada böbrek taşı ve iki hastada geçirilmiş kolesistektomi bulguları izlendi. Sonuç: BTE, CH olan semptomatik hastaların intestinal ve ekstraintestinal bulgularını eş zamanlı olarak izleyebilen ve tedavi seçimine yön verebilen çok etkili bir yöntemdir.