Dergiler / Gençlik Araştırmaları Dergisi / 2018 / Cilt: 6 - Sayı: 16
Malta Öğrencileri Arasında Sarhoşluğa Ait Toplumsal Gösterimler
- Sayfa
- 57–70
- DOI
- —
Özet
Gençlerin içki örüntüleri sürekli bir gözleme nesne teşkil etmektedir. Gençlerin sarhoşluğa dair toplumsal gösterimleri ve bu gösterimlerin kültürel inşalar tarafından nasıl etkilendiği son derece az incelenmiştir. Bu çalışma, genç Maltalı insanlar ile yapılan odak grup çalışmasında ortaya çıkan bulguları tartışmaktadır. Bulgular gençliğin içinde yaşadıkları belli toplumsal gruplaşmaların alkollü olma haline verdikleri anlamın ne olduğunu incelemektedir. Daimi Karşılaştırmalı Yöntem kullanıldığında bu nüfus arasından sarhoşluğun toplumsal gösterimlerine ışık tutan beş kavramsal kategori ortaya çıkmaktadır: toplumsal zorunluluk olarak içme, alkollü olmanın normalleştirilmesi, sarhoşluğun bileşenleri, sarhoşluk söylemleri ve yer ve zamanın önemi. Çözümleme gençlerin etrafındakiler ile iletişim içinde düşünce, inanç ve anlayış iletimleri yolu ile sarhoşluk anlayışlarını etkin olarak nasıl inşa ettiklerine kanıt sunmaktadır. Çalışma önleme ve zarar azaltımı için öneriler ile sonlanmaktadır
Abstract
The drinking patterns of young people are subjected to continuous monitoring. Their social representations of drunkenness and how these are influenced by cultural constructions have been less extensively examined. This paper discusses the findings emergent from a focus group study with young Maltese people. The findings explored how youth give the state of being intoxicated meaning within the particular social groupings they inhabit. Using the Constant Comparative Method, five conceptual categories that throw light on the social representations of drunkenness among this population emerged: drinking as social imperative, normalisation of intoxication, constituents of drunkenness, discourses of drunkenness and importance of setting. The analysis documents how young people actively construct their understanding of drunkenness in interaction with those around them through the transmission of ideas, beliefs and understandings. The paper concludes with some recommendations for prevention and harm reduction