Dergiler / Folklor/Edebiyat / 2021 / Cilt: 27 - Sayı: 108

Yaşar Kemal’in Demirciler Çarşısı Cinayeti ve Yusufçuk Yusuf Romanlarında Hegemonik Erkeklik

Hegemonic Masculinity in Yaşar Kemal’s Demirciler Çarşısı Cinayeti and Yusufçuk Yusuf Novels

Sayfa
1075–1092
DOI
—

Özet

Sosyal bilimler literatüründe son yıllarda toplumsal cinsiyet yaklaşımlarının yaygınlaşmasıyla erkeklik olgusu, sosyoloji ve kültürel antropoloji disiplinlerinin önemli konularından biri hâline gelmiştir. Bununla birlikte edebiyat ve edebiyat sosyolojisi içerisindeki çalışmalarda da ataerkillik, toplumsal cinsiyet eşitsizliği, eril tahakküm ve erkeklik gibi kavramsallaştırmalar üzerinden analizler hız kazanmıştır. Özellikle toplumsal gerçekliği; kültürel, politik ve ekonomik koşullar etrafında işleyebilen romanların edebiyat sosyolojisi için ciddi bir inceleme nesnesi olduğu dikkate alındığında, bu kavramsallaştırmaların neden öne çıktığı anlaşılabilmektedir. Nihayetinde edebiyat, toplumsal tarihin dışında özerk bir sahaya karşılık gelmediği gibi erkeklik gerçeği de bu tarihe dışsal değildir. Çağdaş Türk edebiyatının önemli temsilcilerinden Yaşar Kemal eserlerinde içinde bulunduğu dönemin toplumsal, kültürel yapısını ve üretim ilişkilerini kendine özgü üslubuyla okura sunar. Yapıtlarındaki erkeklik olgusu ise özellikle Çukurova bölgesi üzerinden çözümlediği sosyo-ekonomik, kültürel ve politik yapı ile insan ilişkilerini boydan boya kesen önemli bir konu olarak ortaya çıkmaktadır. Bu noktadan hareketle, çalışmada onun Demirciler Çarşısı Cinayeti ve Yusufçuk Yusuf adlarıyla iki ciltten oluşan Akçasazın Ağaları eseri hegemonik erkeklik olgusu çerçevesinde tartışılacaktır.

Abstract

In recent years, with the widespread use of gender approaches in the literature of social sciences, the phenomenon of masculinity has become one of the central issues of the disciplines of sociology and cultural anthropology. In addition, in studies within the sociology of literature and literature, analyzes have gained momentum via conceptualizations such as patriarchy, gender inequality, masculine domination, and masculinity. Considering that novels, which can work on social reality around cultural, political and economic conditions, are a serious object of study for the sociology of literature, it can be understood why these conceptualizations come to the fore front. Eventually, literature does not correspond to an autonomous field outside of social history, and the reality of masculinity is not external to this history. Yaşar Kemal, one of the important representatives of modern Turkish literature, presents the social and cultural structure and relations of production of the period to the reader in his own unique style. The phenomenon of masculinity emerges as the junction point of socio-economic, cultural and political structure and human relations, which it analyzes especially through the Çukurova region. From this point of view, in this study, his novel Akçasazın Ağaları, in which consists of two volumes as Demirciler Çarşısı Cinayeti and Yusufçuk Yusuf, opens to a discussion within the framework of hegemonic masculinity.

Anahtar kelimeler: edebiyat sosyolojisi, kültürel antropoloji, toplumsal cinsiyet, hegemonik erkeklik, Yaşar Kemal