Dergiler / Tesisat Mühendisliği / 2018 / Sayı: 163

Örnek Bir Yeşil Yerleşimde Enerji Tüketimi ve Karbon Salımını Maksimum Düzeyde Azaltmak İçin Bir Yaklaşım Önerisi

An Approach to Obtain Maximum Decrease in Energy Efficiency and Carbon Emissions in a Case Green Settlement

Sayfa
18–30
DOI
—

Özet

2010 yılında yayınlanan Avrupa Birliği Direktifi EPBD 2010/31/EU, enerji performansı analizlerine maliyet kavramını eklemiş ve üye ülkelerde 2020’den itibaren, yeni yapılacak tüm binaların yaklaşık sıfır enerji binası olmasını zorunlu kılmıştır. Avrupa Birliği’ne aday üye olan ülkemizde de yapılan araştırma çalışmaların yanı sıra, Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği ve Bina Enerji Sertifikasyon Sistemleri uygulamaya girmiştir. Ancak, yaklaşık sıfır enerji binaları hedefi ve buna bağlı olarak karbon salımlarında azaltım elde etme hedefleri, yenilenebilir enerji sistemleri gibi, yüksek maliyetli uygulamaları gerekli kılabilmektedir. Her ne kadar Avrupa Konseyi (European Commission)’nin önerdiği bina enerji verimliliği hesap metodu ’global maliyet’ kavramını içerse de yüksek yatırım maliyetleri bina uygulama aşamalarında problem olabilecektir. Bu çalışmada, maliyetler ve maliyete bağlı sektörel engeller gözetilerek binalarda mümkün olabilecek en yüksek enerji verimliliğine odaklanılmıştır. Bu sebeple, yaklaşık sıfır enerji seviyesi tanımının, daha ileri enerji verimliliği önlemleri uygulayabilmek adına, bina seviyesinden yerleşim seviyesine taşınması önerilmiştir. Bu önlemler arasında, enerji taşıma kayıplarını azaltacak şekilde bölgesel ısıtma ve soğutma sistemleri ve yine bölgesel yenilenebilir enerji sistemleri sıralanabilmektedir.

Abstract

European Union Directive 2010/31/EU (EPBD Recast) has introduced the cost considerations into the energy performance calculations and has obliged the Member States (MS) that by the end of 2020 all new buildings should be nearly zero energy buildings. In our country, which is a candidate to Europen Unione, building energy performance regulation and building energy certification system is already on use. On the other hand, reaching nearly zero energy level buildings and dependently the decrease in carbon emissions may require high-cost measures, such as renewable energy systems. Even though the proposed energy efficiency calculation method by European Commission uses the ’global cost’, high investment costs may cause a conflict in building construction phases. This paper focuses on the highest possible energy saving for building sector while considering the costs and market barriers. For this purpose, nearly zero energy level definition is proposed to be carried to district level to be able to introduce further energy efficiency measures, such as district heating/cooling systems diminishing the heat losses from region to smaller district area and district level renewable energy system additional to in-situ systems.