Dergiler / Tarihin Peşinde Uluslararası Tarih ve Sosyal Araştırmalar Dergisi / 2018 / Cilt: 19 - Sayı: 19

ENOSİS Mİ TAM BAĞIMSIZLIK MI? KIBRIS CUMHURİYETİNİN KURULMASINDAN “İLK BÖLÜNMEYE” ATİNA‐LEFKOŞA İLİŞKİLERİ (1960‐1964)

ENOSIS OR COMPLETE INDEPENDENCE? THE ATHENS‐NICOSIA RELATIONS FROM THE ESTABLISHMENT OF THE CYPRUS REPUBLIC UNTIL THE “FIRST PARTITION”, 1960‐1964

Sayfa
311–352
DOI
—

Özet

1959 yılında imzalanan Londra ve Zürih Anlaşmaları, Cumhurbaşkanı Makarios nezdinde “zamanı geldiğinde” sökülüp atılması gereken bir pranga olarak görüldü. Makarios, tüm denemelerine rağmen 1963 yılı ortasına kadar bu konuda herhangi bir adım atamadı. Ancak bu tarihte Başbakan Karamanlis’in seçimleri kaybetmesi üzerine Yunan siyasetindeki otorite boşluğunu fırsata dönüştürmek isteyen Makarios harekete geçti ve Türkiye’nin itirazına rağmen Kasım ayı sonunda anayasada değişiklik talep eden önerilerini yardımcısı Dr. Küçük’e sundu. Önerilerin yol açtığı toplumlararası gerginlik kısa süre içerisinde yeni bir iç savaşa yol açarken Yunanistan’da 1964 yılı Şubat ayında George Papandreou’nun seçimleri kazanmasıyla birlikte anlaşmaların kaldırılması konusunda Atina ve Lefkoşa birlikte hareket etmeye başladı. İki taraf arasındaki “uzlaşmaya” göre Kıbrıs sorununa çözüm Birleşmiş Milletler gündeminde aranacak, burada anlaşmaların feshi sağlanarak Ada, “tam bağımsız” bir statüye kavuşturulacak ve hemen ardından her iki ülkenin parlamentosunda alınan kararla Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlandığı açıklanacaktı. Ancak bu “uzlaşma” çok geçmeden Kıbrıs’taki gelişmelerin de etkisiyle yerini “çatışmaya” bıraktı. 1963 yılı sonunda Makarios’un anlaşmaları ortadan kaldırma planı çerçevesinde Kıbrıslı Türklere verilen anayasal hakları ortadan kaldırmaya yönelik girişimlerine Türkiye karşı durmuş, Enosis taraftarı Rumların Türklere yönelik sistematik saldırıları nedeniyle toplumlar arası çatışmalar çıkmış ve Atina‐Ankara arasında Enosis‐Taksim tartışması yeniden baş göstermişti. Soğuk Savaş’ın etkilerinin oldukça güçlü bir şekilde hissedildiği bir atmosferde, NATO’nun iki önemli üyesi Türkiye ve Yunanistan arasında bir savaş ihtimalinin gündeme gelmesi nedeniyle Amerika soruna dâhil oldu ve “çözüm” konusunda iki ülkeye bazı alternatif öneriler sundu. Adadaki Cumhuriyet idaresinin sonlandırılması ve Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması karşılığında adada Türkiye’ye egemen ya da belirli bir süreliğine kiralık bir üs verilmesi bu öneriler arasında en önemliolanıydı. Amerika’nın yoğun baskısı altında Papandreou Türkiye’ye Kıbrıs’ta bir üs verilmesini müzakere ederken hiçbir şekilde Türkiye’ye herhangi bir taviz verilmemesini savunan Makarios “tam bağımsızlık” da diretti. Bu süreçte Makarios, Papandreou’yu Türkiye ile pazarlık ederek Kıbrıs’ı “bölmeye çalışmakla”, itham ederken Papandreou ise Makarios’u Enosis önünde engel oluşturmak ve “kalleşlikle” suçlamaya başladı. 19601964 yılları arasını konu edinen, ağırlıklı olarak 1964 Krizi’ne yoğunlaşan bu çalışmanın amacı krizin patlak vermesi ve adanın fiili olarak ikiye bölünmesinden sonraki süreçte Papandreou ve Makarios arasındaki ilişkileri mercek altına almak ve tarafların tezlerini karşılaştırmalı olarak inceleyerek Kıbrıs sorununun çözümsüz kalmasındaki parametreleri Atina‐Lefkoşa penceresinden değerlendirmektir. Çalışma, İngiliz Başbakanlık ve Dışişleri Bakanlığı, Amerikan Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs Dışişleri Bakanlığı, Yunan, İngiliz ve Türk gazete arşivlerine dayanmaktadır.

Abstract

The Cyprus President and the leader of the Enosis movement Makarios saw the London and Zurich Agreements as a shackle and tried to get rid of them following the establishment of the Cyprus Republic. From the 1960 until the end of 1963, he made a great effort to get the support of Greece on this issue. However, Karamanlis Government worried that such a move could deteriorate the relations with Turkey, so Makarios’ demands were rejected. However, when Karamanlis lost elections in Greece in July 1963, a new era began in Athens‐Nicosia relations. In February 1964, when George Papandreou became prime minister, the two sides agreed to act jointly to lift the treaty altogether. According to the ʺreconciliationʺ between the two sides, the solution to the Cyprus problem will be searched on the agenda of the United Nations, where the agreement will be terminated, the island will be “ensured full independence”, and immediately Cyprus will be bound to Greece with the decision taken in the parliament of both countries. However, this “cooperation and agreementʺ soon turned into a ʺconflictʺ between the two parties. Turkey had strongly opposed to the alteration of the constitution by Makarios who aimed at abolishing the constitutional rights of the Turkish Cypriots in the framework of centralizing the state, shortly thereafter because of the systematic attacks of the Pro‐Enosis Greeks to the Turks in the island intercommunal fights erupted and Enosis‐Taksim struggle between Turkey and Greece came into view again. In an atmosphere which the impacts of the Cold War were being strongly felt, the US fearing a war between two NATO allies intervened and proposed some solutions to the in order to end the crisis. Termination of the Cyprus Republic, annexation of the island to Greece and giving Turkey a base (either sovereign or rental for a specific period) was the most important US offer to the parties. Under heavy pressure from the US, Papandreou seemed to agree on this solution but Makarios rejected it strongly and insisted on full independency. In this process, Makarios accused Papandreou of trying to “divideʺ the island by negotiating with Turkey while Papandreou blamed Makarios for being an obstacle for Enosis and traitor. The purpose of this study is to examine the relations between the two parties from 1960 to 1964 and to evaluate the parameters in the Athens‐Nicosia window that the Cyprus problem remains unsolved by examining the theses of the parties comparatively. The study is based on the archives of the British Prime Ministry and the Ministry of Foreign Affairsthe Ministry of Foreign Affairs of the United States, the Ministry of Foreign Affairs of Cyprus, Greek, British and Turkish newspapers.