Dergiler / Tarihin Peşinde Uluslararası Tarih ve Sosyal Araştırmalar Dergisi / 2016 / Sayı: 15
MOSKOVA PENCERESİNDEN SOVYETLER BİRLİĞİ’NİN AFRİKA POLİTİKASI (1945-1991)
- Sayı
- 2016 · Sayı: 15
- Sayfa
- 279–300
- DOI
- —
Özet
Rusya'nm Afrika ülkeleri ile olan ilişkileri bir asırdan fazla bir süreyi geride bırakmıştır. Hâlbuki bu zaman dilimi, Batı Avrupa ülkelerinin Afrika kıtası ile olan ilişlq'lerinin tarihiyle mukayese edildiğinde daha yeni bir dönem olarak nitelendirebilir. Etiyopya ile Çarlık Rusya arasında mezhep merkezli başlayan Afrika teması, SSCB döneminde Afrika'nın diğer ülkelerini de kapsayıcı ideoloji ve jeopolitik merkezli siyasi, askeri, ekonomik ve sosyo-kültürel alanlarda çok boyutlu safhaya sürüklenmiştir. Nitekim H. Dünya Savaşının Moskova açısından en zor zaman dilimi olan 1943 yılında Mısır ve Güney Afrika ile diplomatik ilişlq'ler kurulmuştur. Ardından 1958'de Tunus, 1959'da ise Fas ile ilişkiler ağı sürdürülmüştür. Bu ülkeleri Libya, Nijerya, Angola ve diğer güney ülkeleri talq'p etmiştir. Soğuk savaş döneminde, ABD ile rekabetin bu kıtaya da sıçradığı, Sovyetlerin Afrikalı ülkelerle enerji, ticaret ve askeri alanlarda temaslar kurduğu ve sosyalist ideolojinin yayılması için ayrıntılı çalışmalarda bulunduğu da malumdur. Afrikalı gençlerin gerek kendi topraklarında gerekse de SSCB'nin önemli şehirlerinde yetiştirilmesi de öncelikli hedeflere uygun adımlarla gerçekleştirilmiştir. Başarısız Afganistan savaşı tecrübesinin ardından yaşanan iç çalkantılar, ekonomik sorunlar ve komünist parti içinde meydana gelen fikirsel ayrılıklar sonucu SSCB'nin dağılmaya yüz tutması, Moskova'nın dış politikalarına yansımıştır. Dolayısıyla siyasi parçalanma ve yeni yapılanmanın yetersizlikleri Moskova'nın Afrika politikasının da durağanlaşmasına ve haliyle güç yitirmesine vesile olmuştur. Bu çalışma, Soğuk Savaş döneminde SSCB'nin Afrika politikalarını ve bu politikalarla elde etmek istedikleri amaçlarını Rusça eserler başta olmak üzere kaleme alıp değerlendirmektedir.
Abstract
Rusya’nm Afrika ülkeleri ile olan ilişkileri bir asırdan fazla bir süreyi geride bırakmıştır. Hâlbuki bu zaman dilimi, Batı Avrupa ülkelerinin Afrika kıtası ile olan ilişlq'lerinin tarihiyle mukayese edildiğinde daha yeni bir dönem olarak nitelendirebilir. Etiyopya ile Çarlık Rusya arasında mezhep merkezli başlayan Afrika teması, SSCB döneminde Afrika’nın diğer ülkelerini de kapsayıcı ideoloji ve jeopolitik merkezli siyasi, askeri, ekonomik ve sosyo-kültürel alanlarda çok boyutlu safhaya sürüklenmiştir. Nitekim H. Dünya Savaşının Moskova açısından en zor zaman dilimi olan 1943 yılında Mısır ve Güney Afrika ile diplomatik ilişlq'ler kurulmuştur. Ardından 1958’de Tunus, 1959’da ise Fas ile ilişkiler ağı sürdürülmüştür. Bu ülkeleri Libya, Nijerya, Angola ve diğer güney ülkeleri talq'p etmiştir. Soğuk savaş döneminde, ABD ile rekabetin bu kıtaya da sıçradığı, Sovyetlerin Afrikalı ülkelerle enerji, ticaret ve askeri alanlarda temaslar kurduğu ve sosyalist ideolojinin yayılması için ayrıntılı çalışmalarda bulunduğu da malumdur. Afrikalı gençlerin gerek kendi topraklarında gerekse de SSCB’nin önemli şehirlerinde yetiştirilmesi de öncelikli hedeflere uygun adımlarla gerçekleştirilmiştir. Başarısız Afganistan savaşı tecrübesinin ardından yaşanan iç çalkantılar, ekonomik sorunlar ve komünist parti içinde meydana gelen fikirsel ayrılıklar sonucu SSCB’nin dağılmaya yüz tutması, Moskova’nın dış politikalarına yansımıştır. Dolayısıyla siyasi parçalanma ve yeni yapılanmanın yetersizlikleri Moskova’nın Afrika politikasının da durağanlaşmasına ve haliyle güç yitirmesine vesile olmuştur. Bu çalışma, Soğuk Savaş döneminde SSCB’nin Afrika politikalarını ve bu politikalarla elde etmek istedikleri amaçlarını Rusça eserler başta olmak üzere kaleme alıp değerlendirmektedir.