Dergiler / Tarihin Peşinde Uluslararası Tarih ve Sosyal Araştırmalar Dergisi / 2018 / Cilt: 20 - Sayı: 20
OSMANLI DEVLETİ’NDE KUDUZ HASTALIĞI VE TEDAVİ SÜRECİ: KONYA ÖRNEĞİ
- Sayfa
- 235–267
- DOI
- —
Özet
İnsan ve hayvan sağlığını tehdit eden, tedaviedilmediğinde veya tedaviye geç başlandığında ölümlesonuçlanan hastalıklardan biri de kuduzdur. Kuduz hastalığı, her ne kadartarihin en eski hastalık‐larından biri olsa da tedavisi ancak XIX. yüzyılın sonlarında yapılabilmiştir. Fransız tıp bilimciLouise Pasteurtarafından 1885 yılında bulunan kuduz aşısı, Osmanlı Sultanı II. Abdülhamit Hantarafından da ilgiyletakip edilmiştir. Öyle ki, Sultan II. Abdülhamit, aşının bulunmasından bir yılsonra Osmanlı topraklarındaki kuduz illetiyle mücadeleetmek amacıyla, Mirliva Alexander ZoerosPaşa önderliğindeki üç kişilik ekibi Paris’e göndermiştir. Paris’te kuduz aşısı üzerinde çalışmalaryapan bu ekip, İstanbul’a döndüklerinde, Daülkelp Tedavihanesi adında kuduz hastalığının tedavi‐sinin yapıldığı ve aşısının üretildiği bir hastane açmışlardır. Daha sonraki yıllarda devletin çeşitlimerkezlerinde de yeni Daülkelp Tedavihaneleri açılmaya başlanmıştır.XX. yüzyıla gelindiğinde Osmanlı Devleti’nin Konya Vilayeti’nde çeşitli kuduz vakalarının oldu‐ğu ve buradaki hastaların İstanbul Daülkelp Tedavihanesi’ne gönderildikleri tespit edilmiştir.Gönderilen hastaların çeşitli masraflarının mahalli idarelerce karşılandığı vetedavisi yapılan hasta‐ların Konya’ya geri döndükleri arşiv belgelerine yansımıştır. Tedavisüreci her ne kadar başarıylasonuçlanmış olsa da memleketlerine geri dönen hastaların sağlık durumlarının, devlet tarafındantitizlikletakip edildiği tespit edilmiştir.
Abstract
One of the diseasesthat threatens human and animal health, causes death when it is not treated, or itstreatment is started lateis hydrophobia. Although hydrophobia is one of the oldest diseases of history, it could be first treated in thelate XIX th century. Rabies vaccine discovered in 1885 by the French medicalscientist Louise Pasteur was also followed with interest by Ottoman Sultan Abdül‐ hamid II Khan. Such that, Sultan Abdulhamid II sent a three‐person team to Paris, one year after the discovery ofrabies vaccine, led by Mirliva Alexander Zoeros Pasha, to struggle with hydropho‐ bia in Ottoman lands. When thisteam, who studied on rabies vaccinein Paris,returned to Istanbul and opened a hospital called as Daülkelp Tedavihane, where the treatment of hydrophobia was performed, and the vaccine was produced. In the later years, new Daülkelp Tedavihanes began to be opened in various centres of the state. In the early XX th century, it was determined that there were various hydrophobia casesin Konya Province of Ottoman State, and patients suffering from this disease were sent to Istanbul Daül‐ kelpTedavihane. It wasincluded in the archival documents that the expenditures of the patients were covered by local administrations, and afterthe treatment the patients returned Konya. Even though the treatment process resulted in success, it was determined that the health statuses of the patientsreturned to their hometown were carefully followed by thestate.