Dergiler / Bilig / Türk Dünyası Sosyal Bilimler Dergisi / 2007 / Sayı: 42

Said, Oryantalizm, Resim ve Sinemanın Kesişme Noktasındaki Harem Suare

The Intersection Point of Said, Orientalism, Painting and Cinema: Harem Suare

Sayfa
35–53
DOI
—

Özet

Bu çalışma, Oryantalizmin tektipleştirmeci bakış açısının eleştiri­sinden yola çıkmaktadır. Oryantalizmin her dönemde, niyete, bilinçli ve farkında olmaya bağlı olarak, iyi-kötü niyet, bilinç, farkmdahk ile var olabileceğini kabul etmektedir. Devamında da, her ötekini tanım­lamanın ve bu yolla kendini inşa etmenin, hemen her zaman indirge­yici bir bilinçli kötü niyet önermesi hâkim Oryantalist bakış içinde de­ğerlendirilemeyeceğini ifade etmektedir. Bunu destekler mahiyette, in­san doğasında bulunan ötekini tanımlamanın ve bu yolla yapılan ben­lik sunumunun bilinçli bir kötü niyet içermeyen gizli bir Oryantalizm ile de gerçekleşebileceğini söylemektedir. Bu yüzden çalışma konusu ola­rak, yaptığı filmlerde Doğu'ya karşı oryantalist bir bakışla baktığı ısrarla vurgulanan Ferzan Özpetek ve ses getiren filmi; 'Harem Suare' seçil­miştir. Çalışmada yöntem olarak 'Harem Suare' filmindeki kareler ile oryan­talist ressamlar; Eduard Debat Panson, Jean Leon Gerome, John Frederick Lewis ve Paul Desire Trouillebert'in seçilen tabloları karşılaş­tırılacaktır.

Abstract

This article is based on Orientalism's stereotyping point of view. It argues that, related to intention, consciousness and awareness, Orientalism may exist in any era as good or bad intentioned, as conscious or unconscious, and as aware or unaware. This article argues further that not every description of the 'other' and not every building of the 'self on this description can be judged through Orientalism, which almost always reflects purposeful and malicious intentions. To support this view, this study contends that the description of the 'other' and hence, the building of the 'self -activities which are already inborn aspects of human nature - may also be made through a latent Orientalism which does not include purposefully malicious intentions. Because of all these, in this study, Harem Suare, a well-known film by Ferzan Özpetek - a director whose movies are consistently regarded as adopting an Orientalist view of the East - has been selected for analysis. In this article, Harem Suare's film squares are compared with the selected paintings of orientalist painters, Eduard Debat Panson, Jean Leon Gerome, John Frederick Lewis and Paul Desire Trouillebert.