Dergiler / Dicle Tıp Dergisi / 2020 / Cilt: 47 - Sayı: 2
Diyarbakır Yöresindeki Malign Melanom Olgularının Retrospektif Değerlendirilmesi
- Dergi
- Dicle Tıp Dergisi
- Sayfa
- 394–403
- DOI
- —
Özet
Amaç: Yüksek mortaliteye sahip bir kanser olan malign melanom (MM) insidansı her geçen gün dünyada giderekartmakta olup ülkemizde bu konu ile ilgili epidemiyolojik çalışmalar oldukça sınırlıdır. Bu çalışmanın amacı Diyarbakırve yöresindeki MM hastalarının epidemiyolojisini belirlemek, ülkemiz verileri ile kıyaslayarak farklılıkları ortayakoymaktır.Yöntemler: Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Laboratuvarında 2014-2019 yılları arasında tanı alan 121 MMhastasına ait klinik ve patolojik özellikler incelendi.Bulgular: Kutanöz MM en sık görülen alt tip olup bunu sırası ile akral, mukozal ve uveal MM izlemektedir. Nodüler MMen sık görülen histomorfolojik tip (%96,7) olup tümörlerin en sık alt ekstremite yerleşimli olduğu (%42,1) görüldü.Tümör derinliğinin en sık Clark evre V seviyesinde (%31,2) olduğu izlendi. Breslow kalınlıkları 4 mm üzerinde (olguların%53’ü) ve olguların %70,5’inde (erkeklerin %31,4’ünde, kadınların %28,6’sında) ülserasyon mevcuttu. MM olguları ensık alt ekstremite yerleşimli olup alt ekstremite içerisinde de en sık akral MM görüldü. Akral MM olguları tüm hastaların%28,9’unu, mukozal MM ise %10,7’sini oluşturmakta idi. Mukozal melanom olgularında ise en sık %38,5 ile ağız içiyerleşimi izlendi. Ayrıca 108 MM olgusunda %16,6 oranında BRAF V600E mutasyonu saptadık.Sonuçlar: Diyarbakır ve yöresindeki MM olgularında en sık nodüler tipin izlenmesi, en sık Clark evre V aşamasında tanıkonması, Breslow kalınlıkları ortalamasının 4 mm’nin üzerinde olması nedeni ile hastaların tümörün ileri dönemi olanvertikal büyüme fazının ileri evrelerinde sağlık kuruluşlarına başvurdukları, bu nedenle erken tanı için toplumunbilinçlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. BRAF mutasyonu oranımızın Türkiye’nin batısında yapılan çalışmalaragöre daha düşük izlenmiştir.
Abstract
Objective: The incidence of malignant melanoma (MM) with high mortality is increasing day by day in the world and epidemiological studies on this subject are quite limited in our country. The aim of this study was to determine the epidemiology of MM patients admitted to our hospital in Diyarbakir and its region and to compare the data with our country and the world. Method: The findings of 121 MM patients diagnosed at Dicle University Faculty of Medicine Pathology Laboratory between 2014-2019 were analyzed retrospectively. Results: Cutaneous MM is the most common subtype followed by acral, mucosal and uveal MMs, respectively. The most common subtype of MM was nodular MM (96.7%) and the most common localization was lower extremity (42.9%). The most common tumor depth was Clark stage 5 (31.2%). Breslow thickness was greater than 4 mm (53% of cases) and 70.5% (31.4% of men, 28.6% of female) had ulceration. MM was the most common localization of the lower extremities and most of them were acral MM. Acral MM cases accounted for 28.9% of all patients, mucosal MM cases accounted for 10.7% of the cases. In mucosal melanoma cases, the most common was the intraoral location with 38.5%.In addition, we detected 16.6% BRAF V600E mutation in 108 MM cases. Conclusions: The most common nodular type was observed in MM cases in Diyarbakir and its region, the most common diagnosis was Clark stage V, and the average thickness of Breslow was above 4 mm, therefore it was concluded that the society should be made conscious for early diagnosis. BRAF mutation was followed by a lower proportion of our study in western Turkey