Dergiler / Çocuk Enfeksiyon Dergisi / 2009 / Cilt: 3 - Sayı: 2

Çocuklarda kene ısırması önemli midir? 2008 yılı verilerimiz

Is a tick bite of concern in children? Our data for 2008

Sayfa
54–57
DOI
—

Özet

Amaç: Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) virusu insanlarda mortalitesi %30’lara ulaşan şiddetli hastalığa neden olmaktadır. Türkiye’de 2002 yılından beri, her yıl giderek artan sıklıkta vakalar görülmektedir. Endemik bölgelerde yaşayan erişkin vakalar ile beraber özellikle oyun çağındaki çocuklar ve çobanlık yapan çocuklarda riskli grubu oluşturmaktadır. Gereç ve Yöntem: Kene ısırması nedeniyle 2008 yılında Ankara Dışkapı Çocuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne Ankara merkezinden ve çevre ilçelerinden başvuran 409 çocuk çalışmaya dahil edildi. Hastalar kene ısırığından sonra 10 gün boyunca takip edilerek gelişen klinik ve laboratuvar özellikleri incelendi. Bulgular: 2007 yılı ile kıyaslandığında kene ısırması ile başvuran hasta sayısında %32 artış olduğu gözlendi. Hastaların yaş ortalaması 6.7±3.5 yıl (Aralık; 1-16 yaş) oyun çağındaki çocuklar iken, %47.7’si kız ve %52.3’ü erkek idi. Yüz yetmiş dokuz hastadan çıkartılan kenelerin 86’sı (%57.3) hyalomma cinsi, bunların da 10’u (%11.6) Hyalomma marginatum marginatum cinsi kene idi. Hastaların % 7’sinde (29/409) kene ısırmasından sonra ilk 10 gün içerisinde ateş, halsizlik, ishal, miyalji gibi KKKA’e özgü bulgular gözlenirken bunların 12’si (%2.9) KKKA şüphesiyle hospitalize edildi. Hospitalize olan 12 hastanın 3’ü kan seroloji veya polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) ile KKKA tanısı aldı. Her üç hastada Ankara’nın kırsal alanlarından başvurmuştu (Kalecik, Kızılcahamam ve Çubuk) ve üç hastanın ailesi hayvancılıkla uğraşıyordu. Her üç hasta şifa ile taburcu edildi ve ölüm gözlenmedi. Sonuç: Kırsal bölgelerde yaşayan erişkin vakalar ile beraber özellikle oyun çağındaki çocuklar ve çobanlık yapan çocuklar etkilenen grubu oluşturmaktadır. Bu yüzden endemik bölgelerin dışında, kırsal bölgelerde yaşayan çocuklara yönelik alınacak koruyucu önlemler önemlidir. Kene ısırması nedeniyle başvuran çocukların ailelerine, KKKA bulguları ayrıntılı olarak anlatılmalı ve hastalar 10 gün süresince takip edilmelidir.

Abstract

Aim: Crimean-Congo Hemorrhagic Fever (CCHF) virus causes a severe disease in humans with a mortality up to 30 %. In Turkey there has been an increase in the number of cases during years since 2002. Children working as shepherds and toddlers as well as adults living in endemic areas are in the high risk group. Materials and Methods: 409 children from the city of Ankara and surrounding regions who were investigated at Ankara Dışkapı Children’s Hospital awith a history of tick bite were included in the study. All the patients were followed up for 10 days and clinical and laboratory features were recorded. Results: There was a 32% increase in the number of patients presenting with a tick bite as compared to 2007. The mean age of the cases was 6.7±3.5 years (range 1-16 years) of which 52.3% was male. The ticks were identified and removed in 179 patients. Eighty six (%57.3) of the ticks belonged to the genus Hyalomma, 10 (%11.6) which belonged to the family Hyalomma marginatum marginatum. 7% (29/409) of the patients developed CCHF specific symptoms such as fever, fatigue, diarrhea and myalgia in the follow-up period, and 12 of them (2.9%) were hospitalized with a suspicion of CCHF. Of the hospitalized patients, 3 cases were confirmed as having CCHF by serology or polymerase chain reaction (PCR). These patients were all living in rural areas of Ankara (Kalecik, Kızılcahamam, Cubuk) and their parents were employed in animal husbandry or farming. Their outcome was excellent and no death occurred. Conclusion: Children who work as shepherds, toddlers and adults living in endemic areas are the most affected group. Therefore it is essential to take preventive measures for children living in rural areas as well as in endemic regions. The parents of children presenting with tick bite should be informed about CCHF in detail and the patients should be followed for at least 10 days.