Dergiler / JAREM / 2021 / Cilt: 11 - Sayı: 1
The Risk Factors of Unplanned Hospital Readmission Following Percutaneous Nephrolithotomy
- Dergi
- JAREM
- Sayfa
- 69–74
- DOI
- —
Özet
Objective: Percutaneous nephrolithotomy (PNL) is currently recommended as the first treatment option for complex kidney stones larger than 2 cm. Although it is a safe and effective treatment, emergency room admissions and hospitalisations occur because of PNL complications. This study aimed to examine patient-related independent risk factors that may cause unplanned hospital readmission after PNL. Methods: Data of patients who were admitted to our clinic due to upper urinary system calculi and underwent conventional PNL operation between January 2015 and December 2019 were evaluated retrospectively. Hospital readmission was defined as unscheduled rehospitalisation within 30 days after discharge. The study cohort was divided into two groups: the readmission (group A) and non-readmission groups (group B). Post-operative complication scoring was performed according to the Clavien-Dindo classification. Multivariate logistic regression analysis was used to evaluate independent prognostic risk factors on readmission after PNL. Results: A total of 390 patients were included in our study. Of patients, 24 (6.1%) were readmitted to our clinic in the post-operative period. Gender, age, body mass index and stone volume were statistically similar between the groups. Based on multivariate analysis, the presence of Clavien 3a and 3b complications, post-operative blood transfusion, presence of preoperative hydronephrosis, American Society of Anaesthesiologist score and low stone density (<859 Hounsfield units) were determined as significant independent risk factors for readmission. Conclusion: Determination of preoperative risk factors will reduce hospital readmissions rates, thus reducing the potential burden on the health system and increasing patient comfort
Abstract
Amaç: Perkütan nefrolitotomi (PNL), 2 cm’den büyük kompleks böbrek taşlarında günümüzde ilk tedavi seçeneği olarak önerilmektedir. Güvenli ve etkili bir tedavi olmasına rağmen, PNL komplikasyonları nedeniyle acil servis başvuruları ve hastaneye yatışlar gerçekleşebilmektedir. Bu çalışmada, PNL sonrası hastaneye planlanmamış tekrar başvuruya neden olabilecek hastayla ilişkili bağımsız risk faktörlerini incelemeyi amaçladık. Yöntemler: Ocak 2015 ve Aralık 2019 tarihleri arasında, kliniğimize üst üriner sistemde kalkül nedenli başvuran ve konvansiyonel PNL operasyonu uygulanan hastaların verileri retrospektif incelendi. Hastaların hastaneye tekrar başvurması, taburculuk sonrası 30 gün içerisinde planlanmamış yeniden hastaneye yatış olarak tanımlandı. Hastalar iki gruba ayrıldı: Hastaneye tekrar başvuran hastalar (grup A) ve tekrar başvurmayan hastalar (grup B). Operasyon sonrası komplikasyon skorlaması Clavien-Dindo sınıflamasına göre yapıldı. PNL sonrası yeniden kabulde bağımsız prognostik risk faktörlerini değerlendirmek için çok değişkenli lojistik regresyon analizi kullanıldı. Bulgular: Toplam 390 hasta çalışmaya dahil edildi. Post-operatif dönemde hastaların 24’ü (%6,1) kliniğimize tekrar başvuruda bulundu. Cinsiyet, yaş, beden kitle indeksi ve taş hacminin, her iki grup arasında istatistiksel olarak benzer olduğu görüldü. Çok değişkenli analize göre, Clavien 3a ve 3b komplikasyon varlığı, post-operatif kan transfüzyonu, preoperatif hidronefroz varlığı, Amerikan Anesteziyologlar Derneği skoru ve düşük taş dansitesi varlığının (<859 Hounsfield ünitesi), yeniden başvuru açısından anlamlı bağımsız risk faktörleri olduğu belirlendi. Sonuç: Preoperatif risk faktörlerini belirlemek hastaneye tekrar başvuru oranlarını azaltarak sağlık sistemi üzerinde oluşabilecek potansiyel yüklerin azaltılmasını ve hasta konforunun artmasını sağlayacaktır