Dergiler / Legal Hukuk Dergisi / 2017 / Cilt: 15 - Sayı: 180

TASARRUFUN İPTALİ DAVALARINDA “ALACAĞIN GERÇEKLİĞİ” (MUVAZAALI OLMAMASI) KOŞULUNUN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

(THOUGHTS ON THE CONDITION OF “THE REAL CLAIM” (NOT FICTITIOUS) ON ACTIONS ON THE ANNULMENT OF DISPOSAL)

Sayfa
5915–5942
DOI
—

Abstract

Aleyhine açılan tazminat davası devam ederken ‘davalı’ konumunda olan kişinin, tanıdığı bir kişi lehine …. tanzim ve …. vadeli 1.500.000,00 lira bedelli bir bono düzenlemesi ve aleyhine bu senede dayalı olarak yapılan takip üzerine ‘aynı gün’ icra dairesine başvurup “ödeme emrinin icra dairesinde kendisine tebliğ edilmesini” isteyip “lehine olan sürelerden İİK’nun 20.maddesine göre feragat ettiğini bildirip takibe ve borca itirazı olmadığını, maliki olduğu ……….. plakalı aracın kaydına haciz konulmasını” istemesi ‘hayatın olağan akışı’na aykırı bir davranış sayılıp “düzenlenen senedin ve yapılan icra takibinin muvazaa nedeniyle iptaline” neden olur mu?