Dergiler / Legal Hukuk Dergisi / 2021 / Cilt: 19 - Sayı: 220

TAHKİM SÜRESİ

TIME LIMIT OF ARBITRATION

Sayfa
1677–1746
DOI
—

Özet

Hakemlerin hüküm verme yetkisinin süre ile sınırlandırıldığı durumlarda tahkim süresinden söz edilir. Tahkim süresi taraflarca kararlaştırılabilir ya da kanunla düzenlenmiş olabilir. Hukuk sistemimizde tahkim süresi kanunlarla (HMK m. 427; MTK m. 10/B) bir yıl olarak düzenlenmiş olmakla birlikte, taraflarca daha kısa ya da daha uzun bir süre kararlaştırılabilir. Sürenin uzatılması hususunda taraflar anlaşamazlarsa, mahkemeden yardım talep edebilirler. Kurumsal tahkim merkezinin kararlaştırıldığı durumlarda ise süre ve sürenin uzatılması hakkındaki usûl ilgili kurallara göre belirlenir. Bunlarla birlikte tahkimin kanunla ya da taraflarca süre ile sınırlandırılması zorunlu değildir. Hatta tahkimin süre ile sınırlandırılması, tahkim yargılamasının sırf bu nedenle sona ermesi ya da hakem kararının iptal edilmesi riskini de beraberinde getirir. Özellikle taraflar tahkimi süre ile sınırlandırmama iradesi ile sürenin öngörülmediği bir tahkim merkezini seçtiklerinde dahi tahkim kanunlarındaki yedek kuralların uygulanması suretiyle tahkimi mutlaka bir süre ile sınırlandırmak, taraf iradesine dayanan tahkimin niteliğine uygun düşmeyecektir. Tahkimin süre ile sınırlandırılmadığı düzenlemelerde ise tahkim yargılamasının süresi hakemlerin kontrolüne bırakılmıştır. Hukukumuz bakımından da tahkimi süre ile sınırlandıran hükümlerin gözden geçirilerek, tahkimi peşinen belirlenen bir süre ile sınırlandırma yaklaşımının yeniden değerlendirilmesi uygun olacaktır. Tahkim süresinin uzatılması için mahkemelerin yardımına başvurulduğunda ise, mahkemece karar verilinceye kadar tahkim süresinin durması gerekmektedir. Tahkim süresinin durması, hakemlerin yargılamaya devam etmeyecekleri anlamına gelmez. Sürenin durduğunun kabulü ile birlikte mahkemece karar verilinceye kadar hakemlerce yapılan işlemler de süresinde yapılmış sayılacaktır. Hakemlerin bu süre içerisinde karar vermesi halinde ise, mahkemenin tahkim süresinin uzatılması talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi gerekir. Mahkemenin süre uzatım talebini reddetmesi halinde ise, kalan sürenin sona ermesi ile tahkimin sona ermesi gerektiğini kabul etmek daha uygun olacaktır.

Abstract

In cases where the power of arbitrators to give judgment is limited with time, the arbitration period is mentioned. The arbitration period can be decided by the parties or regulated by law. In our legal system, the arbitration period is regulated as one year by laws (HMK Art. 427; MTK Art. 10 / B), but a shorter or longer period can be decided by the parties. If the parties cannot agree on the extension of the period, they can request assistance from the court. In cases where the institutional arbitration center is decided, the duration and the procedure for extending the period are determined according to the relevant rules. However, the arbitration is not required to be limited by law or by the parties to a period of time. In fact, limiting the duration of the arbitration brings with it the risk of terminating the arbitration proceedings solely for this reason or the set aside of the arbitral award. In particular, even when the parties choose an arbitration center with the will not to limit the arbitration to a period of time, limiting the arbitration to a period of time by applying the reserve rules in the arbitration laws will not be in accordance with the nature of the arbitration based on the will of the party. In the regulations where the arbitration is not limited with time, the duration of the arbitration is left to the control of the arbitrators. In terms of our law, it would be appropriate to reconsider the approach of limiting the arbitration to a predetermined period by reviewing the provisions limiting the arbitration period.