Dergiler / Üroloji Bülteni / 1998 / Cilt: 9 - Sayı: 3
Sigma-rektum poş ( Mainz poş II )
- Dergi
- Üroloji Bülteni
- Sayfa
- 152–156
- DOI
- —
Özet
Anatomik ve fonksiyonel mesane bozukluklarında ve mesane tümörlerinde radikal cerrahi sonrasında uygulanmak üzere birçok kontinan üriner diversiyon yöntemi tanımlanmıştır. Kliniğimizde Ocak 1994 ile Mart 1997 tarihleri arasında radikal sistektomi yapılan mesane tümörlü 16, ekstrofi-epispadias kompleksi bulunan 1 , toplam 17 hastaya üriner diversiyon yöntemi olarak sigma-rektum poş (Mainz poş II) yöntemi uygulanmıştır. Hastaların ortalama izlem süresi 24 aydır (9 ile 41 ay arasında). Erken dönemde 1 hastada eviserasyon gelişmiş, 1 hastada sol üreterokolonik anastomozda ayrılma nedeniyle reanastomoz yapılmıştır. Reanastomoz yapılan hasta postoperatif 1 gün pulmoner emboli nedeniyle kaybedilmiştir. Mesane tümörlü 1 hasta tümör progresyonu ve yaygın metastazlar nedeniyle postoperatif birinci yılda kaybedilmiştir. Tüm hastalara oral alkalinizasyon tedavisi uygulanmış, yalnızca pulmoner infeksiyon gelişen 1 hastada infeksiyon süresince parenteral alkalinizasyon gerekmiştir. İzlem süreleri içinde tüm hastaların üst üriner sistemleri doğaldır. Bütün olgularda kontinans sağlanmıştır, ortalama işeme sıklığı gündüz 6 (4 ile 7 arasında), gece 2 (1 ile 3 arasında) olarak belirlenmiştir. Detübülarizasyon işlemi ile yüksek hacimlerde dahi düşük basınçlı bir rezervuarın sağlanması, komplike olmayan bu yöntemin kontinan üriner diversi-yonlar içinde iyi bir seçenek olduğunu düşündürmektedir.
Abstract
Various continent urinary diversion methods have been used for intractable anatomical and functional bladder disorders and after radical cystectomy in bladder tumors. Between January 1994 and March 1997, sigma-rectum pouch (Mainz pouch II) was performed in a total of 17 patients including 16 patients who underwent radical cystectomy for bladder tumors and 1 patient with extrophia-epispadias complex. The mean follow-up was 24 months (range; 9 to 41 months). Evisceration occured in 1 patient in the early postoperative period and 1 patient needed restoration of left ureterocolonic anastomosis because of dehiscence. The latter patient was lost due to pulmonary embolism in the first postoperative day. One patient died of tumor progression and metastases one year after cystectomy. All patients but one during pulmonary infection, received oral alkalinization treatment. All patients had normal upper urinary tracts throughout the follow-up. All patients were continent and the mean frequency of micturition was 6 (range; 4-7) in day time and 2 (range; 1-3) at night. This relatively simple method of urinary '••-^version appears to be a good alternative to other types of continent diversion since detubularization provides a low pressure