Dergiler / Yeni Türk Edebiyatı: Hakemli Altı Aylık İnceleme Dergisi / 2018 / Sayı: 17

HALİT ZİYA UŞAKLIGİL’DE HAREKET: TRENLER VE DANS EDEN BEDENLER

MOTION IN HALİD ZİYA UŞAKLIGİL: TRAINS AND DANCING BODIES

Sayfa
79–97
DOI
—

Özet

Bu makalede, Halit Ziya Uşaklıgil’in metinlerinde trenlerin ve dans eden bedenlerin temsil tarzlarını inceleyerek hareketin nasıl edebileştirildiğini çözüm- lemek amaçlanmaktadır. Makalenin temel çerçevesi Wolfgang Schivelbusch, Tom Gunning ve Gilles Deleuze’ün yaklaşımları üzerinden kurulmaktadır. Yazarın Bir Ölünün Defteri, “Şadan’ın Gevezelikleri”, “Mösyö Kanguru”, “Yırtık Mendil” ve “Rakstan Avdet” metinlerine odaklanarak on dokuzuncu yüzyılın icadı tren ve dönemin küreselleşen ve popülerleşen etkinliği dansın edebiyata nasıl akta- rıldığı tartışılmıştır. Halit Ziya Uşaklıgil’in metinleri dolayımıyla tren ve dans deneyimlerinin bedende ürettiği yeni duyu, algı ve duygular takip edilebiliyor. Her iki deneyim için dalga, akış, deniz gibi mecazlar sıklıkla kullanılırken özne- lerin hissettikleri hayranlık, şaşkınlık, dehşet ve şok duyguları da bu metinlerde kaydedilmektedir. Dans, daha çok sınır ihlallerine dayalı yaratıcı hareketleri doğururken, trenin hareketleri yeni görme biçimleri ya da duyusal rahatsızlıklar üretebilmektedir. Ancak her iki hareket de dünyayı temaşa edilecek bir yer olarak kurmaktadır.

Abstract

This paper aims at analyzing how Halit Ziya Uşakligil fictionalized motion, by examining the modes of representations of the trains and the dancing bodies in his texts. The main frame is based on the approaches of Wolfgang Schivelbusch, Tom Gunning and Gilles Deleuze. Focusing on Uşaklıgil’s Bir Ölünün Defteri, “Şadan’ın Gevezelikleri”, “Mösyö Kanguru”, “Yırtık Mendil” and “Rakstan Avdet”, it is discussed how the train as a nineteenth century inven- tion and the art of dance as a globalizing and popularising activity of the period were transferred into the domain of literature. With the mediation of Halit Ziya Uşaklıgil’s texts, we can follow the new senses, perceptions and emotions of the body, produced by the experiences of train and dance. While those experiences were explained by the metaphors of wave, flow, sea, etc., we can see the traces of admiration, astonishment, fright and shock in the texts. On the one hand, dance produces creative motions based mostly on border transgressions, on the other hand, train generates new ways of seeing and sense disorders. However, both motions frame the world as a spectacle.