Dergiler / Yeni Üroloji Dergisi / 2009 / Cilt: 5 - Sayı: 1
Kadınlarda idrar kaçırma tedavisinde uygulanan vaginal cerrahi girişimin cinsel fonksiyon üzerine olan etkisi
- Dergi
- Yeni Üroloji Dergisi
- Sayfa
- 19–25
- DOI
- —
Özet
Amaç: Vajenin ön kısmının zengin sinir ağı nedeniyle kadın seksüel fonksiyonunda önemli bir yere sahip olduğu yapılan çalışmalarla gösterilmiştir. Kadınlarda idrar kaçırma prevalansı oldukça yüksek bir sağlık sorunudur. İdrar kaçırmanın birden fazla tipi vardır ve her biri içinde ayrı tedavi seçenekleri sunulmaktadır. Bu çalışmada idrar inkontinansının tedavisi için yapılan transvajinal girişimlerin seksüel fonksiyonları etkileyip etkilemediği araştırıldı. Gereç ve yöntem: Ekim 2005-Ağustos 2008 yılları arasında stres üriner inkontinans (SUI) nedeniyle transobturator vaginal tape (TOT) operasyonu uygulanan 54 kadın hastanın seksüel yönden aktif ve partneri olan 48’ine (%88) kliniğimizce oluşturulan 10 soruluk bir sorgulama formu doldurtuldu. Sorgulama formundaki 3 soru kontinans durumu ile, 7 soru ise cinsel fonksiyon durumu ile ilgiliydi. Kuruluk ile cinsel doyum arasındaki ilişki ki-kare ve fisher exact test kullanılarak karşılaştırıldı. Bulgular: TOT uygulanan hastaların ortalama yaşı 51.9 (38-68) ve ortalama takip süresi 14.7 ay (7.5-26.9) olarak saptandı. Cinsel fonksiyon değerlendirmesinde hastaların 5’i (%10), cinsel ilişki sırasında ağrı tarifledi ve bu olguların preoperatif dönemde de disparoni yakınması mevcuttu. Operasyon öncesi ve sonrası ilişki sırasındaki cinsel doyum farkı sorgulandığında hastaların 11’i (%23) olumsuz yönde etkilendiğini belirtti. Bu olguların menapozal durumu incelendiğinde tamamının menapozal dönemde olduğu ve 5’inde preoperatif dönemde de cinsel fonksiyon bozukluğu belirtileri olduğu belirlendi. Kuruluk (idrar kaçırmanın ortadan kalkması) ile cinsel doyuruculuk arasındaki ilişki incelendiğinde; kuru olan 47 hastanın 34’ü (%73) değişiklik olmadığını belirtti. Sonuç: Vaginal yoldan uygulanan bir girişim olan TOT operasyonu minimal invaziv bir cerrahi girişimdir ve ciddi seksüel disfonksiyona neden olmamaktadır. Postoperatif dönemde ortaya çıkan cinsel işlev bozukluğu ile ilgili şikayetler, postmenapozal hormonal durumun değişmesine bağlı olabilir.
Abstract
Objective: It is shown in several studies that anterior vaginal wall has a great effect on sexual function due to rich nerve plexus supplies. On the other side, incontinence is a common female health problem. There are different kinds of urinary incontinence and all has different treatment options. In this study we evaluated the sexual functions after transvaginal surgical procedures performed for urinary incontinence. Materials and methods: Between October 2005-August 2008, 48 of 54 sexual active TOT (transobturatuar vaginal tapering) performed female patients, who had sexual partners, were included to study and these 48 (%88) accessible patients asked to answer a questionnaire, which was including 10 questions. In the questionnaire 3 questions were identifying the continence status and 7 were sexual function. The association between the sexual satisfaction and dryness were compared with qui-square and fisher exact tests. Results: The mean age and the mean follow-up time were 51.9 (38-68 years) and 14.7 months (7.5-26.9 months), respectively. Five patients (%10) reported dispareunia, which was also present in the preoperative period. Eleven patients (%23) reported a decreased sexual satisfaction after the procedure when compared to the preoperative period. All these patients were postmenopausal women and 5 of them also had sexual dysfunction preoperatively. When the association between dryness and sexual satisfaction is reviewed, it is seen that 34 of 47 dry women (no incontinence episodes) reported no change in their sexual satisfaction after the procedure. Conclusion: Despite being an anti-incontinence procedure performed with vaginal approach, transobturatuar vaginal tapering is a minimally invasive procedure and does not cause severe sexual dysfunction. Sexual dysfunction seen in the postoperative period can be due to postmenopausal hormonal changes.