Dergiler / Yeni Üroloji Dergisi / 2009 / Cilt: 5 - Sayı: 2

Tüplü ve tüpsüz perkütan nefrolitotomi yapılan olguların hematolojik, biyokimyasal parametreler ve ameliyat sonrası analjezik ihtiyaçları açısından değerlendirilmesi

Evalution of biochemical parameters, hemogram levels and postoperative analgesic requirements of tubing an tubeless percutaneous nephrolithotomy

Sayfa
63–69
DOI
—

Özet

Amaç: Bu çalışmada, perkütan nefrolitotomi (PNL) ameliyatı sonrası nefrostomi tüpü takılan ve takılmayan olguları, hemogram ve biyokimyasal değişiklikler, postoperatif analjezik ihtiyacı, vizüel analog ağrı skorları, hastanede kalış süreleri, komplikasyonları bakımından karşılaştırdık. Gereç ve Yöntem: Tek taraflı PNL ameliyatı yapılan 50 hasta çalışmaya alındı. Bu hastalardan 25’ine post-op nefrostomi tüpü takılmadı. Bütün hastaların ameliyat öncesi incelemeleri, ameliyat pozisyonu, ameliyat tekniği, anestezi protokolü aynıydı. Ameliyat edilen tüplü ve tüpsüz hastaların hemogram düşme oranları, biyokimyasal parametrelerdeki değişiklikler, ameliyat sonrası analjezik ihtiyaçları, vizüel analog skorlar, hastanede kalış süreleri ve komplikasyonlar bakımından karşılaştırıldı. Bulgular: Operasyon tarafı ve giriş polü açısından iki grup arasında istatistiksel fark saptanmadı. Operasyon süresi, pnömotik litotriptör vuru sayısı, kullanılan irrigasyon sıvısı hacmi ve operasyon sonrası hastanede kalış süresi ortalamaları istatistiksel olarak tüplü grupta daha yüksekti. Ameliyat sonrası ortalama üretral kataterizasyon süresi arasında fark bulunamadı. Taştan tam temizlenme oranları açısından iki grup arasında anlamlı fark görülmedi. İki grup arasında biyokimyasal ve hemogram parametrelerinde ameliyat öncesi ve sonrası ortalamalar arasında fark olmadığı tespit edildi. Operasyon sonrası ağrı kontrolü amacıyla uygulanan analjezik miktarı tüpsüz grupta daha düşük olmasına rağmen gruplar arası fark istatistiksel olarak anlamsızdır. Vizüel analog ağrı skoru her iki grupta 1. saatten 24. saate kadar istatistiksel olarak oldukça anlamlı biçimde azaldı. Hastanede kalış süresi tüpsüz olgularda 1,8 gün iken, tüplü grupta 4,1 gün olarak hesaplandı. Sonuç: Çalışmamızda tüpsüz PNL'nin, belirgin hidronefrozu olmayan, karşı böbreği sağlam, hafif–orta taş yükü olan böbrek taşlarının tedavisinde uygulanabileceğini göstermektedir.

Abstract

Objective: In this study, we aimed to compare biochemical, hemogram levels, postoperative analgesic requirements, visual analog scales, length of hospital stay and the complications of tubeless and tubing percutaneousnephrolithotomy. Materials and Methods: The fifty patients who underwent one sided PNL operations were included the study. Among of them tube was not applicated to the 25 patients. Position, technique and anaesthetic protocol were standardized. We analysed hemogram falling levels, biochemical parameters, postoperative analgesic requirements, visual analog scales, length of hospital stay and the complications of tubeless and tubing percutaneous nephrolithotomy patients who were operated. Results: There was no statistically significant differences between groups for the operation side and introducing pole. Operation time, pneumotic lithotriptor beat counts, length of stay at hospital and volume irrigation solution were statistically higher than the tubeless group. Length of indwelling ureter catheter time was not statistically significant. Both groups were similar in stoneless success rate. Levels of biochemical and haematologic parameters were similar. Postoperative analgesic requirements were lower than tubing group. These difference was not statistically significant. Visual analogue scale levels were decreased statistically at 1–24th hours in both groups. Length of hospital stay 1,8 and 4,1 days tubeless and tubing group, respectively. Conclusion: We think that tubeless PNL may be suitable for the patients with nonsignificant hydronephrosis, with intact counter side kidney, with mild-moderate stone load and applicatable for simple kidney stone disease treatment after full stoneless and problemless procedure.