Dergiler / Van Tıp Dergisi / 2019 / Cilt: 26 - Sayı: 4
Akut Koroner Sendrom ile Başvuran Hastaların Klinik Özellikleri, Risk Faktörleri ve Tedavi Yöntemleri
- Dergi
- Van Tıp Dergisi
- Sayfa
- 505–513
- DOI
- —
Özet
Amaç: Hastanemize başvuran akut koroner sendrom (AKS) olgularının klinik özelliklerini, koroner arter hastalığı (KAH) risk faktörlerini, tedavi yöntemlerini belirlemek, KAH‟tan korunma stratejilerini geliştirmek, bölge ve hastanemiz için AKS tedavi stratejilerinin daha iyi yapılabilmesi amaçlandı. Gereçler ve Yöntemler: Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Kardiyoloji Anabilim Dalı koroner yoğunbakım ünitesine 01.10.2011-01.06.2012 tarihleri arasında AKS tanısıyla yatırılan 364 hastanın klinik ve laboratuar özellikleri araştırıldı. Hastalar STEMI (ST elevasyonlu miyokard enfarktüsü), NSTEMI (ST yükselmeli olmayan miyokard enfarktüsü) veya KAP (kararsız angina pektoris) olarak gruplandırıldı. Hastaların tedavilerine Amerikan Kalp Cemiyeti/Amerikan Kardiyoloji Derneği (ACC/AHA) ve Avrupa Kardiyoloji Derneği (ESC) kılavuzlarına göre başlandı. Bulgular: Olguların, kadın/erkek oranı yaklaşık 1/3, yaş ortalaması 59±11 yıl (kadınların 61±12, erkeklerin 58±11), tüm hastalarda ve erkeklerde en sık risk faktörleri hipertansiyon (HT) ve sigara içiciliği, kadınlardaki en sık risk faktörleri HT ve diabetes mellitus (DM), hastaların; %48,3 ü KAP, %14,3 ü NSTEMI ve %37,4 ü STEMI olarak saptandı. Kadınlarda daha fazla olmak üzere her iki cinsiyette de en sık tanı KAP iken, STEMI literatür ile uyumlu olarak erkeklerde daha fazla, NSTEMI ise her iki cinsiyette literatüre göre daha az görüldü. Koroner anjiyografi (KAG) sonucu; KAH oranı %95 ve erkeklerde daha fazla görüldü. Sonuç: Cinsiyet, yaş, aile öyküsü gibi önlenemeyen risk faktörlerinin aksine önlenebilir risk faktörleri olan HT, DM, sigara kullanımı ve hiperlipideminin kontrolü ile KAH ve buna bağlı AKS insidansının azaltılabileceği düşünülmektedir. Halk sağlığı uygulamalarının ve koruyucu hekimlik çalışmalarının daha etkin yapılmasıyla KAH geleneksel risk faktörlerinin daha iyi kontrol altına alınabilme imkanı olabileceği düşünülmektedir. Bir genelleme için olgu sayımız yeterli olmasa da, bu tür verilerin AKS olgularının tanı ve tedavisinde yol gösterici olacağı düşünülmektedir.
Abstract
Objective: It was aimed to determine the clinical features, coronary artery disease (CAD) risk factors and treatment modalities of acute coronary syndrome (ACS) patients admitted to our hospital and to develop strategies for prevention of CAD and to make better ACS treatment strategies for our region and hospital. Methods: Clinical and laboratory features of 364 patients admitted to coronary intensive care unit at Cardiology Department of Van Yüzüncü Yıl University between 01.10.2011-01.06.2012 were investigated. Patients were classified as STEMI (ST elevation myocardial infarction), NSTEMI (non ST elevation myocardial infarction) or USAP (unstable angina pectoris).The treatment of the patients were started relying on American College of Cardiology/ American Heart Association (ACC/AHA) and European Society of Cardiology (ESC guidelines). Results: The female/male ratio of the cases was approximately 1/3, the mean age was 59 ± 11 years (61 ± 12 for women, 58 ± 11 years for men), the most frequent risk factors for all patients and men were hypertension (HT) and smoking, the most common risk for women were HT and diabetes mellitus (DM); 48,3% of the patients were in USAP, 14,3% in NSTEMI and 37,4% in STEMI. While the most frequent diagnosis was USAP in both genders, STEMI was more frequent in men and NSTEMI was less common in both genders than in literature. Coronary angiography (CAG) result; The rate of CAD was 95% and more in males. Conclusion: In contrast to non-preventable risk factors such as gender, age, and family history, it is thought that the incidence of CAD and related ACS may be reduced with the control of preventable risk factors such as HT, DM, smoking and hyperlipidemia. It is thought that the traditional risk factors of CAD may be better controlled by making public health practices and preventive medicine studies more effective. Although the number of patients for a generalization is not sufficient, it is thought that such datas will guide the diagnosis and treatment of ACS cases.