Dergiler / Yakın Doğu Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / 2010 / Cilt: 3 - Sayı: 2

Yeni liberalizmin hegemonya uğrağı olarak enformasyon toplumu söylemi ve gelişmekte olan ülkeler: Türkiye ve bilgi toplumu siyasası

Sayfa
64–104
DOI
—

Özet

Bu makale, yeni liberalizmin hegemonya uğrağı olarak gelişmekte olan ülkeler için enformasyon toplumu siyasasını ele almaktadır. 1990’lı yılların başından itibaren, küresel medya yönetiminde “serbest ticaret” üzerine yapılan vurgu, liberal demokrasilerde medya düzenlemelerini önemli ölçüde dönüştürmüştür. O kadar ki; küresel enformasyon toplumu ve bu bağlamda küresel enformasyon alt yapısı kavramları, küreselleşme süreci ile enformasyon ve iletişim teknolojileri alanında yaşanan gelişmeleri birleştiren kavramlar olarak, uluslararası örgütlerin ve Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin hükümetlerinin politik gündemlerinde önem kazanmıştır. Bununla birlikte, gelişmekte olan ülkeler için enformasyon toplumu söyleminin, çok uluslu şirketler için yeni pazarlar oluşturmayı amaçlayan, enformasyon toplumu söylemi üzerinden enformasyon teknolojilerine pazar açmayı amaçlayan yeni emperyalizm biçimine dönüştürüldüğü iddia edilebilir. Böylesi bir durumda, tercihini dışa açılma – neo-liberal politikalar yoluyla büyümeye geçiş yönünde kullanan Türkiye gibi ülkelerde, devletin enformasyon ve iletişim teknolojileri alanına yaklaşımı değişmiş, bu alanda ulusal yenilik yaratma sistemleri ve ulusal yenilik yaratma kapasiteleri gibi teknoloji geliştirecek politikaların niteliği farklılaşmıştır. Enformasyon ve iletişim teknolojilerine ilişkin sözü edilen durum, bir dizi uluslararası örgüt tarafından paylaşılmakta ve hatta teşvik edilmektedir. Bu çalışmada, neo-liberal politikalar eşliğinde Türkiye’nin elinden alınan politika araçları, eleştirel ekonomi politik bir yaklaşım içerisinden Tuena Sonuç Raporu, Türk Telekom’un özelleştirilmesi,3G ihalesi ve 2006-2010 Yılları Bilgi Toplumu Stratejisi ve Eylem Planı örneğinde değerlendirilmektedir. Bu çalışma içerisinde, iletişimin eleştirel ekonomi politiği çerçevesi içerisinde, Türkiye’nin enformasyon ve iletişim politikalarındaki değişim süreci ele alınmakta ve neo- liberal politikalar çerçevesinde, iletişim alanının yeniden yapılandırılmasının Türkiye için yarattığı sorunlar üzerinde durulmaktadır.

Abstract

This article is to deal with the policies of information society as a neo liberalism’s hegemonic haunt for developing countries. Since the early 1990’s, there is a growing emphasis on free trade in global media governance, which could rock the foundations of media regulation in western democracies. Even, the concept of global information society and in this regard global information infrastructure those are integrated the globalization and developments in information and communication technologies have taken center – stage position on the political agendas of several international institutions and developing states governments, like Turkey. Nonetheless, it argues that when the information society is perceived from the developing countries, it’s turns out to be a new imperialism project designed to create new markets for multinational corporations that own and operate information technologies the dynamics engine of information society. Under these circumstances, in some developing countries, such as Turkey, which have given preference to neo-liberal and export based development policies, nation – states approaches to information and communication policies have changed, like the “national innovation systems” and “national innovation capabilities”. These condition in the benefits of information and communication technologies is shared and fostered by international organizations. This study is deal with the process of transformation in information and communication technologies policy, and in this regard, tools of policy taken away from Turkey via neo liberal policies within critical economy politics. In this study, as a case of the privatization of Türk Telekom, Accommodations of 3 G’s, the Final Report of TUENA and finally the information society’s strategies and a action plan which called “2006-2010 Bilgi Toplumu Stratejisi ve Eylem Planı” emphasize the proposed policies and to question their impact of the implementation of these policies in the Turkey.