Dergiler / TYB Akademi Dil Edebiyat ve Sosyal Bilimler Dergisi / 2018 / Cilt: 23 - Sayı: 23
Ömer Lekesiz ‘in “Sanat Nazariyesi” Üzerine İnceleme
- Sayfa
- 101–114
- DOI
- —
Özet
Ömer Lekesiz, uzun yıllardır sanat kuramı üzerine düşünen, eserler kaleme alan mütefekkir bir şahsiyettir. Makalemizde Ömer Lekesiz ‘in “Sanat Ve”, “Sanat Bizim Neyimize?”, “Sevgili’nin Evi Kâbe Simgeciliği”, sair zamanlardaki gazete yazıları ve çeşitli platformlarda yaptığı konuşmaları esas alarak kendisinin sanat üzerine düşüncelerini ele almaya çalıştık. Bu bağlamda sanatın bir disiplin olarak ilk çıktığı batılı referansları; daha özelde ise bunu nazariyata (kurama) dönüştüren ilk dönem felsefeciler olan Aristoteles, Platon ve Kant’ın sanat görüşlerini ele almak sureti ile Ömer Lekesiz ‘in sanat üzerine ortaya koyduğu düşünceleri yer yer batılı sanat anlayışıyla karşılaştırmalı olarak inceledik. Bunun yanında Lekesiz ’in batılı sanat üzerine tespitlerine yer vererek Müslüman dünyasının nasıl bir sanat anlayışına sahip olduğu ve sanatsal açıdan neye sahip olması gerekliliği şeklindeki düşüncelerine yer vererek, kendisinin şahsında İslam sanatının, sanatın her alanında nasıl bir kompozisyon içerisinde bulunduğunu ortaya koymaya çalıştık.
Abstract
Ömer Lekesiz is an intellectual who has been working on the concept of art and has published a number of works on the subject. This article will discuss Ömer Lekesiz’s assessments on the concept of art, based on his books, namely “Sanat Ve” (Art, And?), “Sanat Bizim Neyimize?” (Who Needs Art?), “Sevgili’nin Evi- Kabe Simgeciliği” (The House of the Beloved- Kaaba Symbolism), and newspaper columns he penned over a period and speeches he delivered on the subject in various platforms. In this context, the article examines the western framework in which art first emerged as a discipline; and makes a comparative analysis between Ömer Lekesiz’s thoughts on art and the western understanding of arts, by discussing views on art by early philosophers, such as Aristotle, Plato and also Kant. In addition, by examining Lekesiz’s observations on the western form of art, and by discussing the Muslim world’s understanding of art, and what the Muslim world needs to accomplish with regard to art, the article aims to put forth, in the person of Ömer Lekesiz himself, the composition in which the Islamic art exist in all forms of arts.