Dergiler / Ulusal Cerrahi Dergisi / 2010 / Cilt: 26 - Sayı: 2

Askerlerde pilonidal sinüs: İnsidans ve risk faktörlerinin analizi

Pilonidal sinus in the army: Its incidence and risk factors

Sayfa
95–98
DOI
—

Özet

Amaç: Genelde genç erişkin insanlarda görülen pilonidal sinüs hastalığının insidansını ve risk faktörlerini belirlemeyi amaçlamaktayız. Risk faktörlerini belirlemek, koruyucu yöntemlerin geliştirilmesini sağlayacaktır. Yöntem: Türk ordusunda görevli 1,000 asker yaş, boy, kilo, vücut kitle indeksi, eğitim durumu, gelir düzeyi doğduğu bölge, yaşadığı bölge, duş alma sıklığı, gün içerisinde oturarak geçirdiği süre, ailede pilonidal sinüs hikayesi ve intergluteal bölgede şikayet olup olmadığı açısından sorgulanmışlardır. Aynı cerrah tarafından muayene edilerek, pilonidal sinüs varlığı, kıllanma skoru ve vücut kıl tipleri ayrı ayrı kaydedilmiştir. Bulgular: Bu topluluktaki pilonidal sinüs insidansı %6.1 olarak tespit edilmiştir. Ailede pilonidal sinüs varlığı Marmara bölgesinde doğmak veya yaşamış olmak ve kalça bölgesinde yüksek kıllanma skorunun pilonidal sinüs hastalığı açısından istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek risk faktörü oldukları tespit edilmiştir. Değerlendirilen gruplar arasında VKİ, eğitim durumu, gelir durumu, kıl tipi, bel bölgesi kıllanma derecesi, oturma süreleri ve duş alma sıklığı açılarından, pilonidal sinüs hastalığı insidansı açısından anlamlı istatistiksel fark bulunmamıştır. Sonuç: Ailede pilonidal sinüs hastalığının bulunması ve kalça bölgesindeki yoğun kıllanma pilonidal sinüs hastalığı için önemli risk faktörleridir. Bu kişilerin hastalık açısından yakından takip edilmelerini önermekteyiz. Riskli hastalara bölgesel epilasyon önermenin akıllıca olacağını düşünmekteyiz.

Abstract

Purpose: We aimed to determine the incidence of and risk factors for pilonidal sinus, especially in young adults. So we try providing protective methods to prevent this disease. Materials and Methods: A total of 1,000 soldiers in the Turkish army were examined regarding their age, height, weight, body mass index educational status, income, birth and living place, frequency of bathing family history for pilonidal sinus, presence of intergluteal symptoms and the amount of sitting time during working. Their physical examinations were done by the same surgeon, and existence of pilonidal sinus, hirsutism grade and type of body hair were also recorded. Results: The incidence of pilonidal sinus in this population was 6.1%. Pilonidal sinus in the family history, to be born or living in the Marmara region, high grade gluteal hirsutism were determined to be risk factors for the disease. The statistical power of the relationship between pilonidal sinus incidence and body-mass index, educational status, income, type of body hair, lumbar hirsutism, frequency of bathing or daily sitting time is not sufficient to assume any of them as risk factors. Conclusion: Follow-up and regional epilation may be suggested to people with high risk factors. Family history of pilonidal sinus and high grade of gluteal hirsutism should be accepted as risk factors.