Dergiler / Ulusal Cerrahi Dergisi / 2009 / Cilt: 25 - Sayı: 1
Dalağın hidatik kist hastalığı: 5 olgu değerlendirmesi
- Sayfa
- 21–23
- DOI
- —
Özet
Amaç: Bu çalışmada dalak tutulumu olan beş olgunun klinik ve radyolojik bulguları ve tedavileri güncel literatür bilgileri eşliğinde değerlendirilmiştir. Hidatik kist tüm organları tutabilmekle birlikte en sık karaciğer (%70) ve akciğeri (%15-20) tutar. Dalak tutulumu %0.9 -%8 sıklıkla bildirilirken, izole dalak tutulumu çok nadirdir. Hastalar ve Yöntem: Çalışmaya dalakta hidatik kist saptanan 4 bayan bir erkek olmak üzere toplam 5 hasta alındı. Bulgular: Hastaların ortalama yaşı 48.8 (39-60) olarak saptandı. En sık bildirilen klinik şikayet karın ağrısıydı. Fizik muayenede iki hastada splenomegali saptandı. Bir hastada karaciğer, akciğer ve dalak, bir hastada karaciğer ve dalak, diğer üç hastada ise izole dalak tutulumu saptandı. İzole dalak tutulumu olan hastalardan birinin özgeçmişinde üç yıl önce karaciğerin hidatik kist hastalığı dolayısıyla yapılan cerrahi tedavi hikayesi mevcuttu. Dalaktaki ortalama kist boyutu 8.4 (4-13) cm olarak bulundu. Kistler üç hastada splenik hilus bölgesinde, iki hastada ise parankim içinde saptandı. Tüm hastalar splenektomi ile tedavi edilmiş ve bir hastaya ameliyat sırasında transfüzyon gerekmişti. Ortalama ameliyat süresi 140 (65-200) dakika, hastanede kalış süresi ise 11.8 (10-13) gün olarak saptandı. Dalak hidatik kistlerinde, infeksiyon ve rüptür riski dolayısıyla, splenektomiden parsiyel kistektomi ve omentopeksiye kadar değişen cerrahi tedaviler önerilmektedir. Ancak splenektomi yüksek morbidite (%21), mortalite (%7), hastanede kalış süresi ve nüksleri (%3.8) dolayısıyla son zamanlarda her olguda önerilmemektedir. Özellikle dört yaş altı çocuklarda parsiyel kistektomi ve omentopeksi gibi koruyucu işlemler ve laparoskopi de önerilmektedir. Sonuç: Dalak hidatik kist tedavisinde dalak dokusunun korunması özellikle çocuklar için çok önemlidir ve mümkün olan her olguda denenmelidir.
Abstract
Purpose: The aim of this study was to analyse the clinical and radiological findings of five patients treated with the diagnosis of hydatid disease of the spleen and discuss their treatment in the view of current literature. The most commonly affected organs are the liver (70%) and the lung (15-20%). But almost every organ of the body can be affected. Among these splenic involvement varies between 0.9 and 8% and isolated splenic involvement is very uncommon. Patients and Methods: Five patients (four female and one male) with hydatid disease of spleen have been enrolled to this study. Results: The average age of the patients was 48.8 (39-60). The most frequent complaint was the pain or mild discomfort in the left upper quadrant. Splenomegaly was found at physical examination of two patients. Three patients were presented with isolated splenic involvement. One of these patients presented with the past medical history of surgery for liver involvement. The cysts of three patients were localised at the splenic hilum and the other two cysts were within paranchima. All patients were operated with splenectomy and intraoperative blood transfusion was needed for one patient. The treatment is indicated due to the risk of infection and rupture. Average operating time was 140 (65-200) minutes and average hospital stay was 11.8 (10-13) days. Conclusion: The preservation of the splenic tissue is especially important for children and should be tried if possible.