Dergiler / Ulusal Travma Dergisi / 1999 / Cilt: 5 - Sayı: 4

Künt renal yaralanmalarda yaklaşım

Genitourinary system traumas

Sayfa
257–261
DOI
—

Özet

Kliniğimizde Ocak 1992 ile Şubat 1998 tarihleri arasında kunt batın travmasına bağlı renal yaralanma tanısı konulan 14'ü (%29.16) kadın, 34'ü (%70.84) erkek toplam 48 hastanın kayıtları retrospektif olarak incelendi Yaralanma şekli bakımından yüksekten düşme 22 hasta (%45.8) ile ilk sırada yer almaktaydı. Hastaların yaş ortalaması 27.8 yıldı (minimum 6-maksimum 71). Hastaların 4Vinde %85.4 minor, Tsinde %14.6 majör rendi yaralanma olduğu görüldü. 41'inde-minör, 3' ünde majör renal yaralanma olan'toplam 44 hastaya, (%91.7) konservatif tedavi uygulanmış olup, bunların 43'ü (%97.7) başarılı bir şekilde tedavi edilirken, majör yaralanması olan bir (%2.3) hasta geç eksplorasyon sonrası konservatif kalınarak tedavi edildi. Acil eksplorasyon uygulanan 4 (%8.3) hastada majör renal yaralanma vardı ve bunların 3' üne nefrektomi yapılırken kalan bir hastaya konservatif kalınmasına karar verildi. Takiplerine devam eden hastaların hiçbirinde geç dönem komplikasyonlari (retroperitoneal apse, ürinom, sepsis) gelişmedi. Genel beden travmalrmda renal yaralanma orçını %3-10 arasında meydana gelmektedir. Son yıllarda renal yaralanmaların tanı ve tedavisinde önemli gelişmeler olmuştur. Giderek daha fazla konservatif yaklaşıma doğru artmış bir eğilim görülmektedir. Bu gelişmeler doğrultusunda kendi deneyimlerimizi yeniden gözden geçirdik ve bu konuda batıntravmalarıylailgili uzmanlık dallarının deneyimlerini gözden geçirmelerinin gerekli olduğunu gördük.

Abstract

T/ıe records of total 48 patients (14(29%)female, (34(71%)male); which were internedwith the diagnosis of blunt renal trauma between January 1992 and February 1998 were reviewed. According to type of trauma deaccelaration was the most common (22 patients 45.8%). There were 41 patients (85.4%) minor and. 7patients (14.6%) with major renal trauma. A total of 44 (91.7%) patients which 41 were minor and three were major treated with coservative methods. Coservative methods were succesfull in 43(97.7%) patients where as one paitent (2.3%) underwent a late exploration. In all of 4 patients who underwent surgical exploration had major renal traumas and 3 of them treated by nephrectomy and in one patient coservative methods were used after the exploration. None of the patients in the follow-up period late complications were seen as retroperitepnal abcess, urinoma and sepsis. Renal traumas are seen at a persentage of 3-10 in general body traumas. In recent years several improvements made in the diagnosis and treatment of renal traumas which gives a common use of coservative methods. Within the lights of these improvements we re-evaluated our experiences and also concluded that the other experts Who treats trauma patients must do the same also.

Anahtar kelimeler: Nefrektomi,Batın yaralanmaları,Geriyedönük çalışma,Böbrek