Dergiler / Ulusal Travma Dergisi / 2004 / Cilt: 10 - Sayı: 4

Knee dislocations: An evaluation of surgical and conservative treatment

Diz çıkıklarında cerrahi ve konservatif tedavinin değerlendirilmesi

Sayfa
239–244
DOI
—

Özet

AMAÇ Diz çıkıklarında uygulanan cerrahi ve konservatif tedavi yöntemlerinin sonuçları ve eşlik eden yumuşak doku yaralanmalarının tedavi şeklini belirlemedeki rolleri değerlendirildi. GEREÇ VE YÖNTEM Diz çıkığı tanısı konan 12 hasta (10 erkek, 2 kadın; ort. yaş 34; dağılım 17-75) retrospektif olarak incelendi. Çıkıklar beş olguda düşük enerjili yaralanma, yedi olguda yüksek enerjili yaralanma sonucu meydana gelmişti. Tüm çıkıklar posterior yönde idi. Üç olguda açık çıkık saptandı. Çıkıklara üç olguda popliteal arter yaralanması, üç olguda peroneal sinir yaralanması eşlik etmekteydi. Ön ve/veya arka çapraz bağ yaralanması olan altı olgu cerrahi, medial kollateral ligaman veya lateral ligaman yaralanması olan altı olgu konservatif olarak tedavi edildi. Cerrahi ve cerrahisiz tedavi edilen hasta grupları Lysholm diz skoru ve diz eklemi hareket açıklığı açısından karşılaştırıldı. Ortalama izlem süresi 46 ay (dağılım (26-82 ay) idi. BULGULAR Cerrahi uygulanan grupta ortalama Lysholm diz skoru 84.6 iken konservatif tedavi grubunda 74 bulundu (p<0.01). Ortalama diz hareket açıklığı cerrahi grubunda 116 derece, konservatif tedavi grubunda 72 derece saptandı (p<0.01). Biri cerrahi, biri konservatif tedavi gören iki dizde kronik laksisi-te görüldü. Dört dizde aıtrofibrozis gelişti (1 cerrahi, 3 konservatif). Derin enfeksiyon hiçbir olguda görülmedi, tki açık çıkıkta yüzeyel enfeksiyon gelişti. SONUÇ Diz çıkıkları ekstremiteyi tehdit eden yaralanmalar olarak değerlendirilmelidir. Damar yaralanmasının araştırılması ve acil tedavisi birincil önemdedir. Daha sonra, stabil ve fonksiyonel bir ekstremitenin sağlanması için, eşlik eden bağ yaralanmalarının niteliği göz önüne alınarak tedavi planı oluşturulmalıdır.

Abstract

BACKGROUND: We evaluated the results of surgical or non-operative treatment of knee dislocations and the effect of associated soft tissue injuries on the planning of treatment. METHODS: The study included 12 patients (10 males, 2 females; mean age 34 years; range 17 to 75 years). Knee dislocations were caused by low-energy injuries in five patients, and by highenergy injuries in seven patients. All the knees were dislocated posteriorly. Three dislocations were open. Three patients had popliteal artery injuries and three patients had peroneal nerve injuries. Dislocations affecting the anterior and/or posterior cruciate ligaments were treated surgically (n=6), whereas the medial collateral ligament and lateral ligament injuries were treated non-operatively (n=6). The Lysholm scores and the range of motion of the knees were compared between surgically and conservatively treated groups. The mean followup period was 46 months (range 26 to 82 months). RESULTS: The mean range of motion of the knees (116° versus 72°; p<0.01) and the mean Lysholm scores (84.6 versus 74; p<0.01) differed significantly between patients undergoing surgical and non-operative treatment. Chronic laxity occurred in two knees (one with surgical, one with conservative treatment). Arthrofibrosis developed in four patients (one with surgical, three with conservative treatment). There were no deep infections. Superficial infections occurred in two open dislocations. CONCLUSIONS: Knee dislocations should be regarded as significant limb-threatening injuries. Evaluation and immediate treatment of vascular insufficiency is of primary importance. Then, treatment depending on the presence and severity of ligamentous injuries is essential to provide a stable and functional extremity.

Anahtar kelimeler: Ön çapraz bağ,Ameliyat sonrası komplikasyonlar,Hareket açıklığı, eklem,Tedavi sonucu,Yaralanma şiddeti skoru,Çıkıklar,Diz yaralanmaları