Dergiler / Uluslararası Hukuk ve Politika / 2014 / Cilt: 10 - Sayı: 38

Avrupa Birliği'nin Arap-İsrail Uyuşmazlığı'ndaki Üçüncü Taraf Rolünün Değerlendirilmesi

Analyzing the EU’s Third Party Role in the Arab-Israeli Conflict

Sayfa
69–98
DOI
—

Özet

Bu makalenin amacı, AB’nin Arap-İsrail Uyuşmazlığı’nın çözümüne yönelik olarak oynadığı üçüncü taraf rolünün değerlendirilmesidir. Bu makale, AB’nin Uyuşmazlığın çözümüne yönelik üçüncü taraf rolünün, tarafların uyuşmazlık davranışlarını, teşvik yapılarını değiştirmeye yönelik bir müdahale ile daha uzlaşmacı bir yöne doğru değiştirmeyi amaçlayan bir müdahale tipi olan yapısal müdahale şeklinde olduğu iddiasını ileri sürmektedir. Bu makale kapsamında AB’nin Arap-İsrail Uyuşmazlığı kapsamındaki yapısal müdahale faaliyetleri olan 1991 yılında başlayan Madrid Barış Süreci’nin çok taraflı müzakerelerinin önemli çalışma gruplarından birinin başkanı olarak oynadığı etkin rol, uyuşmazlığın tarafları arasında diyalog için çok taraflı bölgesel bir forum sağlayan Avrupa-Akdeniz Ortaklığı, AB’nin, Filistin’in devlet inşasına verdiği teknik ve mali destek, AB’nin Filistin’in kapasite inşa sürecine destek için başlattığı iki AGSP operasyonu, AB’nin, Filistin’in sosyo-ekonomik kalkınmasına verdiği destek, AB’nin, İsrail ve Filistinli sivil toplum örgütlerinin barışa yönelik ortak projelerine sağladığı mali destek ve cezalandırıcı bir yapısal müdahale davranışı olarak 2006 yı- lında Hamas’ın uyuşmazlık davranışını değiştirmek amacıyla Hamas’a karşı uyguladığı ekonomik ve siyasi yaptırımlar incelenecektir. AB’nin yapısal müdahale çerçevesindeki faaliyetlerinin başarısının değerlendirildiği sonuç bölümünde ise, Filistin ve İsrail arasındaki karşılıklı şiddet kısır döngüsünün İsrail-Filistin etkileşiminin temel dinamiği olmasından kaynaklanan, Birliğin yapısal müdahale davranışının tek yönlü doğasından yani AB’nin, Filistin tarafı üzerindeki nüfuzunu gerek olumlu gerekse olumsuz teşvikler yoluyla Filistin tarafının uyuşmazlık davranışını değiştirmek için etkili bir şekilde kullanırken bunu İsrail tarafına karşı kullanamamasından ve Hamas örneğinde görüldüğü gibi AB’nin doğru müdahale aracını doğru zamanda kullanamamasından kaynaklanan nedenlerle, AB’nin yapısal müdahalede öngörüldüğü gibi gerek Filistin gerekse İsrail tarafının uyuşmazlık davranışlarını uzlaş- macı bir yöne doğru değiştirme konusundaki beklentileri karşılayamadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Abstract

This article aims to analyze the EU’s role as a third party intervener in the Arab-Israeli Conflict. It argues that the EU’s intervener role as a third party in the Arab-Israeli Conflict falls into the category of structural intervention which aims to change the incentive structure of conflicting parties in order to lead them to change their conflict behavior from being less conflictory to more conciliatory. Within the scope of this article, the EU’s structural intervention activities including: the effective role played by the EU as the chair of one of the working groups in the multilateral track of Madrid Peace Process; multilateral regional framework of the Euro-Mediterranean Partnership; the EU’s financial and technical aid to the Palestinian state-building efforts; the EU’s support for Palestinian capacity building efforts, through its ESDP operations; the EU’s huge financial aid to the Palestinian socio-economic development; its financial support to bilateral cooperative programs of peace-oriented NGOs on both sides; and the EU’s use of economic and political sanctions on Hamas as a punitive form of structural intervention to change its conflict behavior, are examined. As a result of this analysis, it is concluded that in spite of its structural intervention efforts, the continuation of the vicious cycle of mutual violence between the Israelis and the Palestinians; unilateral nature of the EU’s structural intervention efforts in the sense that the Union utilized positive or negative incentives only against Palestinian side but not Israeli side; the EU’s inability to use right structural intervention tools in the right place at the right time as seen in the case of sanctions on Hamas prevented it to change the conflict behaviors of both sides from being less conflictory to more conciliatory.