Dergiler / SSK Tepecik Eğitim Hastanesi Dergisi / 2004 / Cilt: 14 - Sayı: 1
Prematüre bebeklerin uzun dönemdeki nöromotor gelişimleri
- Sayfa
- 33–39
- DOI
- —
Özet
Amaç: Neonatoloji ünitemizde takip edilen prematüre bebeklerin nörolojik gelişimlerinin değerlendirilmesi ve perinatal risk faktörleriyle nörolojik sekeller arasındaki ilişkinin araştırılması. Yöntem: Prematüre polikliniği ve gelişim nörolojisi polikliniğinden izlenen 262 olguya (143 erkek, 119 kız) ortalama 27 ± 8,6. ayda nörolojik muayene ve Denver II Gelişimsel Tarama Testi (DGTT-II) yapıldı. Nöromotor gelişme geriliği ile diğer perinatal risk faktörleri arasındaki ilişki araştırıldı. İstatistik hesaplarında SPSS for Windows programı ve ki-kare testi kullanıldı. p < 0.05 değeri anlamlı kabul edildi. Bulgular: Çalışma grubundaki tüm olgular, o dönemde yoğun bakım ünitemiz olmadığından mekanik ventilatör tedavisi almayan vakalardan oluşmaktadır. Değerlendirme sonucu toplam 25 olguda (%9.5) nöromotor gelişim bozukluğu saptandı. En önemli sorunlar; serebral palsi (%6.1), konuşma gecikmesi (%2.), izole sağırlık (%0.3), ince motor gerilik (%0.3), hafif kaba motor gerilik (%0.3) idi. Perinatal risk faktörleriyle nöromotor gelişim geriliği arasındaki ilişki incelendiğinde; 1500 gr altındaki bebeklerde %14, 1500 gr'dan büyüklerde %6 (p=0.01), gestasyon yaşı 32 haftadan küçüklerde %14; 32 haftadan büyüklerde %4.4 (p=0.02) nöromotor gerilik saptandı. Sepsis geçiren prematürelerde oran %42 olup, menenjit ve asfiksi ile nöromotor gerilik arasında da anlamlı lişki vardı (p<0.05). Sarılık geçirenlerin %15'inde nöromotor gerilik görülürken, sarılık geçirmeyenlerde oran %9.1 idi (p=0.1). Ancak istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı. Prematürelik dışında hiçbir risk taşımayanlarda nöromotor gerilik sadece %0.98 olarak bulundu (p=0.0002). Sonuç: Prematürelerin, iyi bir bakım ve izlem ile ülkemiz koşullarında da sekelsiz yaşama şanslarının yükseldiği kanısına varıldı.
Abstract
Aim: To determine the neurological development and the relationship between neurological sequelae and perinatal risk factors in preterm babies followed in our unit. Methods: Neurological examination and Denver Developmental Screening Test II (DDST-II) was performed in 262 patients (143 male, 119 female) at a mean of 27 ± 8,6 months. SPSS for Windows program and chi-square test were used for statistical analysis. P values under 0.05 were accepted as statistically significant. Results: In this study no patients have taken respiratory support by mechanical ventilation because of neonatal intensive care unit conditions. Neurodevelopmental delay was detected in 25 (9.5%) cases. The most important problems were cerebral palsy (6.1%), speech delay (2%), isolated deafness (0.3%), retardation of fine motor movements (0.3%), and mild gross motor retardation (0.3%). When the relationship between perinatal risk factors and neuromotor retardation has been studied; the ratio was 14% for birhtweight less than 1500 g, 6% for preterms over 1500 gr (p=0.01), 14.9% for those gestational age less than 32 weeks, 4.4% for those gestational age greater than 32 weeks (p=0.02). The ratio of the relationship for the preterms with sepsis was (42%), and it was shown that sepsis, meningitis, and asphyxia were significantly related to neuromotor developmental delay (p<0.05). While 15% of the patients with hyperbilirubinemia had neuromotor developmental delay, the ratio was 9.1% for patients without hyperbilirubinemia (p=0.1). This result was statistically insignificant. If the patient didn't have any risk factors other than prematurity, the percentage of neuromotor developmental delay was 0.98% (p=0.0002). Conclusion: It is concluded that adequate care and follow up programs for preterms may improve the rate of survival without morbidity.