Dergiler / STED/Sürekli Tıp Eğitimi Dergisi / 2018 / Cilt: 27 - Sayı: 5
Triangülasyon Metodu İle Yüksek Riskli Gebelerde Mevcut Stresörler ve Baş Etme Yöntemleri: Bir Devlet Hastanesi Örneği
- Sayfa
- 333–342
- DOI
- —
Özet
Gebelikte, annede daha önceden var olan ya da gebelikle birlikte ortaya çıkan bazı durumlar, gebeliğin riskli olarak adlandırılmasına neden olmaktadır. Yüksek riskli gebelik, maternal ve fetal sağlığı tehdit eden mortalite ve morbidite olasılığını artıran fizyolojik, sosyal ve emosyonel bir durumdur. Yüksek riskli gebeliklerde anne ve bebekler için ciddi komplikasyonlar ortaya çıkabilmekte ve buna bağlı ciddi sorunlar yaşanabilmesi nedeni ile gebenin iç dünyasında birçok çatışmaya da neden olabilmektedir. Bu araştırma benzersiz ve yoğun bir yaşam deneyimi olan gebeliğin yüksek riskli grubunda yer alan kadınlarda ortaya çıkan stresörlerin ve bunlarla baş etme yöntemlerinin incelenmesi amacı ile yapılmıştır. Bu çalışmada karma araştırma yöntemlerinden triangülasyon modelinden yararlanılmıştır. Çalışmanın nicel verilerin toplanmasında 18 sorudan oluşan soru formu ile birlikte “Algılanan Stres Ölçeği” (ASÖ) kullanılmıştır. Nitel verilerin toplanmasında ise “derinlemesine görüşme yöntemi” uygulanmıştır. Yüksek riskli gebelere kendileri ve bebeklerine yönelik sağlık çalışanı tarafından verilen bilgilendirmenin yetersiz olduğu ve bu alanda bilgi gereksiniminin çok yüksek olduğu görülmüştür. Yüksek riskli gebeler bu sürecinin yönetilmesinde en çok manevi baş etme yöntemlerini kullandıklarını ifade etmiştir. Çalışmanın sonuçları, yüksek riskli gebelik yaşayan kadınların fizyolojik sorunlar ile birlikte en çok üzüntü, keder, endişe ve hastaneye yetişememe gibi psikososyal sorunlar yaşadığını göstermiştir. Yüksek riskli gebelerin bu süreçleri ile baş etmelerinde aile, sosyal çevre ve sağlık ekibi ile etkileşiminin önemli katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Abstract
In pregnancy, specific conditions that already exist or emerging with pregnancy in mothers make pregnancy risky. High risk pregnancy, is a physiological, social and emotional state that threatens maternal and foetal health and increases the possibility of mortality and morbidity. In high risk pregnancies serious complications may emerge for mothers and infants and associated problems may lead to many clashes in the inner world of expecting mothers. The study was conducted for the purpose of examining stressors in high risk group of pregnancy as a unique and intensive life experience and ways of coping up with these problems. The survey used the triangulation model as a combined research methodology. In collecting quantitative data, questionnaire form consisting of 18 questions and the “Perceived Stress Scale” (PSS) were used. The method of “in-depth interview” was used in collecting qualitative data. It was found that information supplied by health personnel to women with high risk pregnancy about themselves and their infants was insufficient and that there is need for much more information in this regard. Women in the group of high risk pregnancy state that they mostly resort to moral methods of coping up in managing the process. The outcomes of the survey suggest that in cases of high risk pregnancy women experience, besides their physiological problems, psychosocial problems as well like sadness, grief, anxiety and worries about not being able to make it to hospital. It is considered that interaction with family, social environment and health teams would contribute significantly to coping up with cases of high risk pregnancy.