Dergiler / Praksis / 2016 / Cilt: 2 - Sayı: 41

Kadının Adı Yok: Anayasa Mahkemesi'nin İmam Nikâhı Kararında Eşitliği

Dergi
Praksis
Sayfa
419–442
DOI
—

Özet

Anayasa Mahkemesi (AYM) 2015 yılında verdiği bir kararla Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) resmi nikâhtan önce dini nikâh kıyılmasını suç olarak düzenleyen hükümlerini iptal etti. Karar incelendiğinde AYM'nin resmi nikâh olmaksızın tek başına dini nikâha izin verilmesinin Türkiye'de yaşayan kadınlar ve çocuklar için ne gibi sonuçlar yaratacağını hiç hesaba katmadığı görülür. 1999 yılında AYM'ye aynı ceza hükümlerinin iptali için yapılan başvuru ise laiklik ilkesi ve kadınlarla erkeklerin eşitliğinin sağlanması amacı gerekçe gösterilerek reddedilmişti. Aradan geçen 16 yılda gerçekleşen bu içtihat değişikliğini Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) hükümetinin muhafazakâr politikalarından ayrı düşünmek mümkün görünmemektedir. Kaldı ki; AYM'nin iptal kararı Türkiye'nin uluslararası hukuk çerçevesinde sahip olduğu yükümlülüklere de aykırıdır. Çünkü uluslararası hukuktaki düzenlemeler dini nikâha toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve kadınlara yönelik ayrımcı uygulamaların ortadan kaldırılması perspektifinden yaklaşmakta ve bu doğrultuda devletlere düzenlemeler yapma sorumluluğu yüklemektedir. AYM'nin Anayasa'nın 10. maddesindeki eşitlik ilkesini ve uluslararası hukukun Türkiye'ye yüklediği yükümlülükleri dikkate almış olsaydı söz konusu ceza hükümlerini iptal edemeyeceğini söylemek işten bile değildir

Abstract

The Constitutional Court (CC), in one of its judgement in 2015, has annuled articles of Turkish Penal Code which regulate solemnization of religious marriage ceremony without civil marriage as a crime. When the decision has been examined, it has been observed that the CC has not taken account of the consequences of allowance of religious marriage ceremony without civil marriage ceremony on the women and the children who live in Turkey. In 1999, the application to CC for annulment of the same articles of the Penal Code was rejected on the grounds of principle of secularism and providing equality between women and men. This change of jurisprudence could not be seen apart from conservative politics of AKP government in these elapsed sixteen years. Besides; the judgement of the CC is not in accordance with international legal obligations of Turkey. Because international legal regulations approach to religious marriage ceremony on the perspective of providing gender equality and elimination of discriminative applications to women. International legal regulations also confer the responsibilities upon States to make parallel regulations with them. It is a simple matter to say that the CC would not have annuled relevant articles of the penal code, if it had considered principle of equality of the 10th article of the Constitution and obligations confered by international law.

Kadının Adı Yok: Anayasa Mahkemesi'nin İmam Nikâhı Kararında Eşitliği — AJindex