Dergiler / Praksis / 2011 / Sayı: 27
İslami burjuvazinin siyasal iktisadı: Müsiad örneği *-
- Dergi
- Praksis
- Sayı
- 2011 · Sayı: 27
- Sayfa
- 117–144
- DOI
- —
Özet
Türkiye siyasetini merkez/çevre analizi ve güçlü devlet geleneği üzerinden anlamlandıran söylem İslami burjuvazi tartışmalarında da öne çıkmaktadır. Bu çerçeveden bakıldığında, İstanbul burjuvazisi ve temsilcisi TÜSİAD merkez ile yakın ilişkisi sayesinde gelişen, devlete bağımlı olan ‘bürokratik burjuvazi’dir. Bunun karşısında bulunan İslami burjuvazi ve temsilcisi MÜSİAD ise devletten bağımsız olarak piyasada başarılar kazanarak gelişmiş, halkın değerleriyle özdeşleşmiş, gerçek bir ‘girişimci burjuvazi’dir. Bu yöntemsel duruş, devlet/toplum karşıtlığı üzerinden hareket etmekte, elitler ile halk arasındaki kültür ve statü farklılıklarına odaklanmakta ve üretim ilişkileri ile emek ve sermaye arasındaki mücadeleye açıklayıcı bir değer atfetmemektedir. Egemen olan bu bakışa alternatif olarak, bu çalışmada Bob Jessop tarafından geliştirilen stratejik-ilişkisel yaklaşımdan hareket edilerek MÜSİAD özelinde İslami sermayenin tarihsel materyalist bir okuması yapılmaktadır. Devlet/toplum karşıtlığının aşıldığı bu yaklaşımda devlet, sınıf mücadelesinin kristalize olduğu karmaşık bir ilişkiler ağı ve sınıf stratejilerinin uygulandığı bir alan olarak ele alınmaktadır. Sınıfları devlete dışsal olarak değerlendirmek yerine, hegemonya projelerinin ve birikim stratejilerinin uygulanmasında devletin de önemli bir mücadele alanı olduğu vurgulanmaktadır. Bu çerçeveden hareketle, İslami burjuvazinin tarihsel gelişimi; sermaye birikiminde öne çıkan stratejileri, siyasal alana dair hegemonya projeleri, İslam’ın yeniden yorumlanarak serbest piyasanın, girişimciliğin ve tüketimin toplumsal meşruluğunu oluşturma çabaları incelenerek değerlendirilmektedir.
Abstract
The predominant discourse of center-periphery and strong state tradition in Turkish politics could also be found in Islamic bourgeoisie debate. According to this framework, Istanbul bourgeoisie and its representative TÜSİAD is ‘the bureaucratic bourgeoisie’ that owes its development to its close relationship with the state. On the contrary, Islamic bourgeoisie and its representative MÜSİAD is considered as the real ‘entrepreneurial bourgeoisie’ that developed in the market independently. This methodological standpoint proceeds from state/society dichotomy, focuses on the culture and status differences between elites and people, and does not assign any explanatory power to relations of production and to the struggle between capital and labour. Drawing from the strategic relational approach of Bob Jessop, this study provides an alternative historical materialist reading of Islamic bourgeoisie. By overcoming the state/society dichotomy, this approach considers the state as a complex web of relationships where class struggle is crystallized and class strategies are pursued. Thus, state and class are not externally related and state is becomes an important arena of class struggle through hegemonic projects and accumulation strategies. In this framework, historical development of Islamic bourgeoisie is analyzed with reference to its accumulation strategies, hegemonic projects, and attempts to provide societal legitimation of free market, entrepreneurship and consumption through the re-interpretation of Islam.