Dergiler / Praksis / 2012 / Sayı: 29
Kürt sorununda şiddet ve demokrasi çıkmazı: Küresel süreçler ve sokak protestoları
- Dergi
- Praksis
- Sayı
- 2012 · Sayı: 29
- Sayfa
- 39–64
- DOI
- —
Özet
Aşağıdaki makalenin amacı PKKnin eylemsizlik kararının 2004 yılında son bulmasını takiben kentsel mekanlarda gözlemlenen mücadele ve sivil direniş repertuarlarını, Kürt ulusal hareketinin değişen özerklik odaklı siyasi çizgisi bağlamında daha iyi anlayabileceğimiz bir çerçeve oluşturmaktır. 2004 yılıyla birlikte Kürt siyasi hareketi, geleneksel (konvensiyonel) parti siyaseti ve dağda sürdürülen gerilla savaşının dışında şehir merkezlerinde sivil halkın katılımıyla yeni bir baskı mekanizması yaratmayı, özerklik talebini meşrulaştırma adına referans gösterdiği seçmen tabanına yeni mücadele alanları haline gelen sokaklarda görünürlük kazandırmayı hedefledi. Barış ve Demokrasi Partisi, özerklik talebini sivil kitlelerin demokratik arenadaki varlığı ve görünürlüğü üzerinden meşrulaştırma çabasına girişti. Şehirlere yığılmış savaş mağduru Kürt halkı, devletin meşru otoritesinin eksik ve hukuksuzluğun yaygın olduğu tartışmalı ve çatışmalı kentsel alanlarda mücadelenin sivil kanadı olarak ön plana çıktı. Makale, Türkiyede neoliberalizm sürecinin kemikleştirdiği, etnikleştirdiği ve şiddet sarmalına çevirdiği Kürt sorununu yakın tarih içerisinde yorumlayarak kuramsal bir tabana yerleştirmekte, Kürt siyasi hareketinin meşruiyet ve bölgesel otorite mücadelesi içinde şehirlerin yeni direniş alanları olarak tanımlanmasının ve sokak protestolarının siyasi anlam ve açılımını tartışmaktadır.
Abstract
This article presents a provisional perspective on the political nature of the struggle, protest and civil resistance repertoires observable in urban spaces across Turkey following the end of the unilateral ceasefire by the PKK in 2004. Besides conventional party politics and decades-long guerilla war in the rural, the Kurdish national movement with its autonomy-oriented new political agenda depends strategically on the political power of its civilian constituency in city centers. Peace and Democracy Party claims legitimacy for autonomous Kurdistan relying on politically assertive and discontented urban masses mobilized and visible on the streets as actors with democratic leverage. The article attempts to interpret the recent phase of the Kurdish question ethnicized and caught in violence during neoliberalisms penetration in Turkey, grounding it in a theoretical framework. It then discusses the political meaning and repercussions of the emergence of new political spaces of resistance in cities that carry out the struggle of the Kurdish national movement for legitimacy and authority in Turkey.