Dergiler / Praksis / 2012 / Sayı: 28
İstanbul’a kürt göçleri: Yeniden inşa edilmesi gereken bir araştırma konusu
- Dergi
- Praksis
- Sayı
- 2012 · Sayı: 28
- Sayfa
- 43–56
- DOI
- —
Özet
Kürt göçmenlere yönelik etnisteye dair çarpık anlayışlar ve damgalama eğilimleri İstanbul’a yönelik Kürt göçüne ilişkin bugüne kadar yapılan açıklama çabalarında da kendisini açıkça belli etmektedir. Gazetelerde, siyasi tartışmalarda ve akademide göç neredeyse sadece etnik temellerde sunulmaktadır. Bunun sonucunda da içerisindeki sosyo-ekonomik statü, kuşak ve toplumsal cinsiyet farklılıkları yok sayılan homojen bir “Kürt nüfusunun” varlığından bahis olunmaktadır. Böyle bir türdeşleştirme eğilimi İstanbul’un yerleşik kesimlerinin göçmenleri “gayrı-meşru” veya “bir tehdit” olarak gören yaklaşımı içerisinden çıktığı kadar, aynı zamanda her Kürdü savunulması gereken bir mağdur olarak gören bir tür şefkat söylemi tarafından da beslenmektedir. Bu yazı artık bunaltıcı derecede baskın hale gelmiş etnisite paradigmasını aşma çabasıyla İstanbul’a göç meselesini anlamaya yönelik alternatif başka yollar sunmaya çalışmaktadır.
Abstract
The various explanations of Kurdish immigration to Istanbul are evidence of the difficulties of breaking free from conceptions related to ethnicity and of resisting stigmatization. In newspapers, political discussions and academia, immigration tends to be presented exclusively in ethnic terms. Accordingly, a homogeneous “Kurdish population” is postulated without taking into account differences in socioeconomic status and between generations or genders. This amalgam stems either from the rejection of migrants by residents in Istanbul who see them as being illegitimate and as a threat or else from a form of compassion felt by other residents who see every Kurd as a victim to be defended. To escape from this overpowering ethnic paradigm, other ways of understanding this immigration are presented.