Dergiler / Praksis / 2012 / Sayı: 29

Ölçek literatürü ve yereli anlamak: Türkiye'nin Güneydoğusu'nda neoliberal deneyim ve sınıf ilişkileri

Dergi
Praksis
Sayfa
65–86
DOI
—

Özet

Bu makale 2007 ve 2008 yıllarında toplanan etnografik veriler ışığında bugün artık bölgedeki yeni bir kültürel merkez haline gelmiş Diyarbakır’a odaklanarak Türkiye’nin Güneydoğusundaki yer-inşası süreçlerinin maddi koşullarının eleştirel bir analizini sunmaya çalışacak. Yerel aktörlerin devletle mücadele veya işbirliği yaparken başvurdukları çeşitli mekansal stratejilerin ve taktiklerin bir analizinden yola çıkarak bu makale yerel siyasi ve ekonomik elitler arasında ekonomik refah, verimlilik ve turistik cazibe merkezi gibi terimler üzerinden gerçekleşen şehre bir anlam vermeye yönelik mücadelelerin aslında Diyarbakır’ı bir tür “bölünmüş şehre” dönüştürme riski taşıdığını savlayacak. Bu çözümleme aynı zamanda, başvurduğu bazı mekansal mekanizmalar ve stratejiler yoluyla Türkiye’de devletin neoliberalizmin yerelleşmesinde halen önemli bir rol oynadığını ortaya koyacak. Devlet tarafından kentsel mekana ve arsa/konut piyasalarına yapılan müdahaleler sadece kentsel arazilerin sermayeye pazarlanmasını kolaylaştırmakla kalmamakta aynı zamanda neoliberal talepler doğrultusunda “kültürün”, “kutsalın” ve “mirasın” sınırlarını da yeniden tanımlamaktadır.

Abstract

With the help of ethnographic data collected in 2007 and 2008, this article aims to provide a critical analysis of the material conditions of place-making processes in southeast Turkey, by focusing on Diyarbakır, a newly emerging cultural centre in the region. Through an analysis of the various state spatial strategies and tactics of the local actors for challenging or cooperating with the state, it is argued that urban meaning contested between local political and economic elites, and constructed around terms such as economic prosperity, efficiency and tourist attraction, has a great risk of turning Diyarbakır into a “divided city”. As the analysis also demonstrates, through its spatial mechanisms and strategies, the Turkish state still plays an important role in the localization of neoliberalism. State-led interventions into urban space and land/ housing markets not only facilitate the marketing of urban land to capital, but they also redefine the boundaries of the “culture”, the “sacred” and the “heritage” under neoliberal demands.