Dergiler / Praksis / 2016 / Cilt: 3 - Sayı: 42

Türkiye'de Sembolik Siyaset ve Protesto Kültürü: Gezi'den Sonra Yeni Bir Performativite mi?1

Symbolic Politics and Protest Culture in Turkey: A New Performativity after Gezi?

Dergi
Praksis
Sayfa
657–681
DOI
—

Özet

Bu makalede, Gezi Parkı olayları sırasında ve sonrasında Türkiye'deki performatif protesto eylemleri ve bu bağlamda performans sanatçılarının rolü üzerinde duracağım. Butler'ın "performativite" kavramı aracılığıyla, Gezi'nin "performatif" protesto eylemlerinden bazılarının, yeni tiyatro oyunlarında da devamını gördüğümüz daha geniş çaplı bir kültürel dönüşüme nasıl tanıklık ettiğini açıklayacağım. Performans sanatçılarının bir dizi performatif eylem yoluyla Gezi'nin "taktiksel repertuarları"nın yanı sıra (Tilly, 1978), bir "duygu yapısı" (Williams, 1977) olarak Türkiye'deki protesto kültürünün ayrılmaz parçası haline gelmiş olan 'yeni' bir performativite anlayışı aracılığıyla da Gezi'nin simgesel siyasetine (Sears, 1993) katkılarının yadsınamaz olduğu kanısındayım. Özellikle önemli bir performatif taktiği Peggy Phelan'ın "etkin gözden kayboluş" kavramına başvurarak açıklayacağım. Duran Adam'a tekrar dönerek ve bu eylemi Judith Butler'ın (2011) yorumladığı biçimiyle Hannah Arendt'in "görünüş alanı" kavramına bağlayarak da, fark edilmemiş kalmak ile tanınmamış kimliklere alan açmayı talep etmek arasında, şimdiye kadar dile getirilmemiş ancak önemli bir ilişkiyi çözümlemeyi amaçlıyorum. Bunu yaparak, performatif protesto hareketlerini Türkiye'deki maddi muhalif kültürün ayrılmaz bir parçası olarak ele almanın yanı sıra, performatif protesto eylemlerini simgesel olarak okurken bunların kendine has toplumsal ve siyasi yönlerini göz ardı eden son dönem Tiyatro ve Performans Çalışmalarının da bir eleştirisini yapmayı amaçlıyorum

Abstract

In this article, I focus on performative protest acts and the role of the performing artist in Turkey during and after the Gezi Park uprisings. Through Butler's understanding of 'performativity' (1993), I explain how some of Gezi's 'performative' protest actions give evidence of a larger cultural transformation that is visibly continuing in new theatre plays. As such, it is my contention that performing artists have contributed incontrovertibly through a chain of performative acts to Gezi's 'tactical repertoires' (Tilly, 1978) as well as its symbolic politics (Sears, 1993) by means of a 'new' sense of performativity that, as a 'structure of feeling' (Williams, 1977), has become part and parcel of Turkish protest culture. One particular performative tactic of importance is explained through Peggy Phelan's notion of 'active vanishing' (1993). I revisit the Standing Man action through this feminist notion and connect it to Hannah Arendt's 'space of appearance' - as reread by Butler (2011) - in order to untangle a significant but so far unexpressed relation between staying unmarked and reclaiming a space for unacknowledged identities. With this, I intend to comprehend performative protest actions as integral to Turkey's material culture of dissidence as well as to critique recent approaches in Theatre and Performance Studies that neglect the specific social and political aspects in interpreting them symbolically