Dergiler / Praksis / 2020 / Sayı: 52

Kapitalist Ataerkinin Ablukasında Kadınların Sınıf Deneyimleri: İzmir Konfeksiyon Sektöründe Üretim Süreçlerinin ve Gündelik Hayatın Cinsiyetçi Yapısı

Women’s Class Experiences under the Siege of Capitalist Patriarchy: The Gendered Nature of Production Processes and Everyday Life in İzmir’s Garment Sector

Dergi
Praksis
Sayfa
135–155
DOI
—

Özet

Birbirinden ayrılamaz olan sınıf ve toplumsal cinsiyet karşılıklı olarak birbirini şekillendirir. Diğer bir deyişle, üretim süreçleri/sınıf deneyimleri ve ataerkil süreçler/normlar arasında karşılıklı belirleyici bir ilişki söz konusudur. On dört ay boyunca gerçekleştirilen etnografik genişletilmiş-alan çalışmasına dayanan bu makale, feminist tarihsel materyalist perspektiften, sınıf ve toplumsal cinsiyet arasındaki karşılıklı etkileşimleri İzmir konfeksiyon sektörü örneğinde analiz ediyor. Makale, temel olarak, Türkiye toplumundaki ataerkil normların, konfeksiyon sektöründeki üretim süreçlerine, çalışma koşullarına, işyerlerindeki sosyo-kültürel ortam ve gündelik hayata, sınıf-içi ve kadınlar arası ilişkilere ciddi bir biçimde nüfuz ettiğini gösteriyor.

Abstract

lass and gender, which cannot be separated from one another, mutually shape each other. In other words, there is a reciprocal, co-constitutive relationship between production processes/working class experiences and patriarchal processes/norms. Based on an ethnographic extended case study carried out over fourteen months, this article analyses the interplays between class and gender from a feminist historical materialist perspective in the case of İzmir’s garment sector. It mainly illustrates that patriarchal norms in Turkey are strongly diffused throughout the production processes, working conditions, socio-cultural atmosphere and everyday life on the shop floor, and intra-class and women-to-women relationships in the garment sector.