Dergiler / Review of Armenian Studies / 2015 / Sayı: 31

A CENTURY LATER: TOWARDS TURKISH-ARMENIAN RAPPROCHEMENT?

(YÜZYIL SONRA: TÜRK-ERMENİ UZLAŞMASINA DOĞRU?)

Sayfa
153–179
DOI
—

Özet

Bu makale aralarında TARC, Ortak Uzmanlar Komiteleri önerileri, Sarafyan-Halaçoğlı İnisiyasitif, ve WATS’ın da bulunduğu ve Türkiye ile Ermenistan arasında uzlaşma süreci başlatmayı öngören çeşitli girişimleri incelemektedir. Ancak, öncelikle 2008 yılında başlatılan ve 10 Ekim 2009’da iki Zürih Protokolünün imzalanması ile sonuçlanan Futbol Diplomasisi sürecine odaklanmaktadır. Bu iki protocol iki devlet arasındaki sorunların incelenmesi için iki hükümetlerarası komisyonun kurulmasını ve diplomatic ilişkilerin başlatılmasını sağlayabilecekti. Ancak, her iki ülkedeki aşırı milllyetçi kesimlerin protokollerin onaylanmasını engellenmesi sonucu bu başarıyla yakalanan iyimserlik gözden kayboldu. Yine de günümüzde bu protokollerin onaylanması mümkün olmasa da Türkiye ve Ermenistan’ın bu protokollere diplomatic ilişkileri kurmak, sınırları açmak ve ortak bir Tarih Komisyonu kurarak tarihsel inceleme yapmak amacıyla imza atmış olması dahi kaydedilen ilerlemeyi göstermektedir. Ayrıca, iki kadim hasım arasındaki ikincil diplomasi süreci devam etmektedir ve artık dönüşü olmayan bir seviyeye gelmiştir. Türk ve Ermeniler sivil toplumlar arasındaki iletişim yoluyla birlikte çalışmaya ve olumsuz önyargıları kırarak yeni güven ilişkileri kurmaya devam edeceklerdir. Makalenin sonunda geleceğe dönük öneriler sunulmaktadır

Abstract

This article examines various attempts that have been made to begin the process of reconciliation between Turkey and Armenia including the TARC, Joint Committees of Experts proposals, Sarafian-Halaçoğlu initiative, and WATS. However, the main emphasis is on the Soccer diplomacy that began in 2008 and led to the two Zurich Protocols that were signed on October 10, 2009. These two protocols would have established an intergovernmental commission to examine problems between the two states and diplomatic relations between them. However, the optimism over this achievement quickly faded when nationalist elements in both states blocked the ratification of these two protocols. However the very fact that Turkey and Armenia signed the Protocols to establish diplomatic relations, open their borders, and create a Historical Commission to examine their history illustrates that progress is being made even if ratification is not presently possible. What is more, tracktwo diplomacy between the two ancient enemies continues and is clearly beyond the point of no return. Turks and Armenians will continue to work through civil society contacts and exchanges that will lessen negative stereotypes and construct new confidences. The article ends with recommendations for the future.