Dergiler / Review of Armenian Studies / 2015 / Sayı: 31
FROM SEVRES TO LAUSANNE: THE ARMENIAN QUESTION (1920-23)
- Sayı
- 2015 · Sayı: 31
- Sayfa
- 65–92
- DOI
- —
Özet
19. Yüzyılın ortalarından Birinci Dünya Savaşının başlangıcına kadar, Avrupanın hasta adamı olarak anılan Osmanlı İmparatorluğu, çoğu toprak ve tebaa kaybıyla sonuçlanmış pek çok krizle karşılaşmıştır. Doğu Sorununun, yani Osmanlı İmparatorluğuna ne olacağı sorusu, niteliği değişmiş ve Anadoludaki çöküşünden kısa süre sonra Osmanlı İmparatorluğunun nihai tasfiyesi başlamıştır. Osmanlı İmparatorluğunun çöküşü ile beraber, İmparatorluğun Balkanlardaki Hristiyan tebaalarıyla ilgili gerçekleşmiş olduğu gibi, Anadoludaki Ermeni Meselesi uluslararası siyasi sistemdeki diplomatik tartışmaların gündeminin ön sıralarına getirilmiştir. Osmanlı İmparatorluğunun Birinci Dünya Savaşındaki yenilgisini takiben Müttefikler, Ermeni milliyetçilerine Osmanlı İmparatorluğu üzerine olan taleplerinin çoğunluğunu elde etmelerine izin vermeye hazırdılar. Sevr Antlaşması (10 Ağustos 1920) ile beraber, Birinci Dünya Savaşında kendilerine vermiş oldukları hizmete karşılık Müttefikler, Ermenilerin Doğu Anadoluya yönelik taleplerini onaylamıştır. Ancak Milli Mücadele sırasında Türklerin Doğuda Ermenilere, Batıda ise Yunanlılara karşı elde etmek olduğu zaferler Sevr Antlaşmasını butlan bir belge haline getirmiş ve Müttefikleri Lozanda (24 Temmuz 1923) Türklerle eşit konumda bir araya gelmeye zorlamıştır. Diğer bir deyişle, Sevr Antlaşmasından üç sene sonra Lozan Antlaşması imzalandığında, bırakın bir Ermeni devletini, antlaşmanın metni Ermenilerin milli topraklarından dahi hiçbir şekilde bahsetmemiştir. Kısacası Lozan Antlaşması, hem geçmişi yüzyıllara dayanan Doğu Sorununu, hem de bunun ayrılmaz bir parçası haline gelmiş olan Ermeni Meselesine bir son vermiştir.
Abstract
From the mid 19th century until the beginning of the First World War the Ottoman Empire called the sick man of Europe faced multiple crises afflicting the Empire most of which resulted in the loss of territory and subjects. The Eastern Question the question of what should become of the Otttoman Empire- changed its character and final liquidation of the Ottoman Empire in Europe soon followed its collapse in Anatolia. With the demise of the Ottoman Empire the Armenian issue in Anatolia -as in the case of the Christian subjects of the Empire in the Balkans- was brought to the forefront of the diplomatic forums in the international political system. Following the defeat of the Ottoman Empire in the First World War the Allies were prepared to give the Armenian nationalists most of their demands over Turkey. With the Sevres Treaty (August 10, 1920) the Allies endorsed the Armenian claims to East Anatolia in return for the latters services to their cause during the First Word War. However, the Nationalist victories both against the Armenians in the East and against the Greeks in the West made the treaty a dead letter and compelled the Allies to meet the victorious Turks on equal terms at Luasanne (24 July 1923). In other words, three years later when the Lausanne Treaty was signed, the text did not contain any reference whatsoever to an Armenian National home, let alone a state. In short, the Lausanne Treaty put an end to the centruies old Eastern Question as well as the Armenian Question which became the integral part of it.