Dergiler / Review of Armenian Studies / 2017 / Sayı: 35
THE ADVANCED STAGE OF RUSSIA-ARMENIA MILITARY COOPERATION: THE JOINT MILITARY FORCE
- Sayı
- 2017 · Sayı: 35
- Sayfa
- 59–90
- DOI
- —
Özet
After the collapse of the Soviet Union, the military and political power of Russia in many regions deteriorated significantly. The emergence of newly independent republics induced Russia to redetermine its regional policies. In this context, Russia developed new policies with regards to the Caucasia region. As South Caucasian republics, Azerbaijan, Georgia, and Armenia’s relations with Russia are different from one another. While Georgie exhibited a stern stance against Russia (especially during M. Saakashvili’s term), Azerbaijan was forced to follow a relatively balanced policy. At the same time, both republics paid a heavy price during their independence struggle and lost their territorial integrity. Armenia, however, prepared a safe environment for itself under Russia’s patronage, and furthermore was used as a tool for the establishment of Russia’s hegemony in the Caucasia region. Today, the relations between Russia and Armenia are attempted to be presented as if they are relations between two sovereign states. However, Russia’s coercive policy on Armenia is intensifying day by day. As some Armenian researchers highlight, the Joint Military Force (or Joint Group of Forces) that is being recently formed between the two countries gravely harms Armenia’s status as a sovereign state. The government of Armenia, however, evaluates this development as Russia’s assurance towards Armenia. This article seeks to evaluate the legal status and military potential of the Joint Military Force, as well as the reactions, criticisms, and support expressed in the public opinion of Armenia towards this Force. Since the forming of the Joint Military Force is part of Russia’s military hegemony policy and its support given to Armenia, the article seeks to consider this process from a comprehensive perspective and also looks into the contents of the previously signed agreements.
Abstract
Sovyetler Birliği’nin dağılması ardından Rusya’nın birçok bölgedeki askeri ve siyasi gücü ciddi şekilde gerilemiştir. Yeni bağımsız cumhuriyetlerin meydana çıkması Rusya’nın bölge politikalarını yeniden belirlemesine neden olmuştur. Bu bağlamda Rusya Kafkaslar bölgesine yönelik yeni politikalar gelişmiştir. Güney Kafkasya cumhuriyetleri olarak Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan’ın Rusya ile ilişkileri birbirinden farklıdır. Gürcistan (özellikle M. Saakaşvili döneminde) Rusya’ya karşı sert bir tutum sergilerken, Azerbaycan görece dengeli politika izlemek zorunda kalmıştır. Aynı zamanda her iki cumhuriyet de bağımsızlık mücadelesi sürecinde çok ağır bedel ödemiş ve toprak bütünlüklerini kaybetmişlerdir. Ermenistan ise Rusya’nın himayesi altında kendisine güvenli bir ortam hazırlamış, ayrıca Rusya’nın Kafkas bölgesindeki hegemonya tesisinde bir araç olarak kullanılmıştır. Bugün Rusya ve Ermenistan arasındaki ilişkiler sözde iki egemen devlet arasındaki ilişkiler olarak sunulmaya çalışılmaktadır. Oysa Rusya’nın Ermenistan üzerindeki baskı politikası her geçen gün artmaktadır. Bazı Ermeni araştırmacıların da vurguladıkları gibi, son dönemde iki ülke arasında oluşturulan Birleşik Ordu Grubu (veya Ortak Askeri Birlik) Ermenistan’ın egemen devlet statüsünü ciddi şekilde zedelemektedir. Ermenistan yönetimi ise bu gelişmeyi Rusya’nın Ermenistan’a yönelik bir güvencesi olarak değerlendirmektedir. Bu makalede, Birleşik Ordu Grubunun hukuki statüsü, askeri potansiyeli, ayrıca Ermenistan kamuoyunda dile getirilen tepki, eleştiri ve destek nitelikli açıklamaların değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Makale; Birleşik Ordu Grubunun oluşturulması Rusya’nın askeri hegemonya politikası ve Ermenistan’a verdiği desteğin bir parçası olduğu için bu süreci bütüncül bir bakış açısıyla ele almakta, bundan önce imzalanmış sözleşmelerin içeriğini göz atmaktadır.