Dergiler / Sanat Yazıları / 2015 / Sayı: 32
CEPHENİN YAPIDAN, MEKÂNDAN VE ÇEVREDEN KOPUŞU
- Dergi
- Sanat Yazıları
- Sayı
- 2015 · Sayı: 32
- Sayfa
- 125–138
- DOI
- —
Özet
Mimari yapıların cepheleri dış ve iç mekân arasında bir sınır gibi duran, aynı zamanda iki farklı ölçeğin referanslarını üzerinde barındıran yapı elemanlarıdır. Zaman içerisinde yapım teknolojilerinin ve tasarım yaklaşımlarının değişimi, cephenin ikili karakterini doğrudan etkilemiştir. Bu karakter değişimi temelde cephenin yapıdan kopuşu ile oluşmuştur. İlk olarak malzeme kapasitelerinin ve teknolojik gelişmelerin ışığında, dış kabuk iç strüktürden bağımsız hale gelmiş, sonrasında ise çeşitli tasarım söylemleri ile iç mekândan kopmuştur. Cepheler, yapısal çevreye, mekânsal organizasyona ve kullanıcı tercihlerine bağlı olmaksızın yapıyı yalnızca saran, tek yönlü yüzeyler olarak değerlendirilmeye başlanmıştır. Bu çerçeve içerisinde çalışma cephenin yapıdan koptuğu dönüm noktalarını tanımlamayı amaçlamaktadır. İlk kopuş yapım teknolojilerinin gelişimi ile ortaya çıkan strüktürel bir ayrılmadır. Diğeri ise cephenin mekân organizasyonundan kopuşudur ve temel olarak modern sonrası dönemdeki söylemler ile başlamıştır. Çalışma sonucunda tanımlanan dönüm noktalarının irdelenmesi, kabuğun fiziksel ve anlamsal olarak yapısal bütünden kopuş süreçlerini anlamamıza ve böylece cephenin edindiği özerk karakterin günümüz çevrelerindeki etkisini kavrayabilmemize yardımcı olacaktır.
Abstract
Facades standing as a boundary between exterior and interior space, at the same time carrying references of two different scales are constructional components. In time, the changes in construction technologies, material diversity and design approaches have had direct impact on the dual character of facade. This character change was basically generated by the separation of façade from the structure. Firstly, outside surface became free from the interior construction by the help of technological developments, after that it separated from the interior organization by various design arguments. One-sided surfaces that only wrap the structure have begun to dominate notwithstanding the built environment, spatial organization and user preferences. Within this framework, the study aims to define the turning points of the separation of façades from the construction. The first separation was manifested by technological developments on construction techniques. The second one is the rupture of façade from the interior organization and basically it emerged through the modernist discourse. At the end of the study, examination of the defined turning points help to understand the process on the physical and semantic separation of outside surface from the constructional unity and thus to realize the effect of autonomous façades on today's build environment.