Dergiler / Sanat Yazıları / 2018 / Sayı: 39

GOULD’UN KONTRAPUNTAL YAKLAŞIMI: TEKNOLOJİ, MÜZİK, MİLLİYETÇİLİK

GOULD’S CONTRAPUNTAL APPROACH: TECHNOLOGY, MUSIC, NATIONALISM

Sayfa
373–382
DOI
—

Özet

20. yüzyılın en önemli piyanistlerinden olan Glenn Gould, alışılmışın dışındaki performansları ve sahne kariyerinin zirvesindeyken konser piyanistliğini bırakıp üretime kayıt stüdyosunda devam etmesiyle, müzik tarihinde “aykırı” bir karakter olarak iz bırakmıştır. Gould’un yalnızlıkla olan ilişkisi, onun teknoloji ile yakınlaşmasında etkili olmakla kalmamış, Barok Dönem’de yaygın olarak görülen “kontrapuntal yazı stili”ne gönderme yaparak “kontrpuan radyosu” adını verdiği türün ilk örneği olan “Yalnızlık Üçlemesi”nin ortaya çıkmasını da sağlamıştır. Gould’un medya ve teknoloji konusundaki görüşleri, karşıtlıklar barındırsa da yıllar sonra bile geçerliliğini korumaktadır. Gerek “kontrpuan radyosu” gerekse felsefî yaklaşımı, Gould’un Columbia Records reklamlarında vurgulanan “eksantrikliğiyle” birlikte Kanada’nın o dönemki düşünsel atmosferiyle de ilgilidir. Bu çalışma, Gould’un müziğine de yön vermiş olan felsefî yaklaşımını McLuhan’ın “küresel köy,” Adorno’nun “kültür endüstrisi” ve Gadamer’in “esriklik” kavramları ışığında incelemektedir. “Kontrapuntal” olarak değerlendirilen bu yaklaşımın, dönemin Kanadalılık algısıyla ilişkisi irdelenerek Gould özelinde müzik, teknoloji ve milliyetçilik ilişkisi tartışılmaktadır.

Abstract

Glenn Gould, the significant pianist of the 20th century, marked music history as an “anomalous” figure with his unusual piano performances and his farewell to concert halls for recording studios. Gould’s relationship with solitude not only influenced his affiliation with technology but also the emergence of “Solitude Trilogy,” the first example of what he named “contrapuntal radio” with reference to counterpoint, common during the Baroque Period. His ideas on media and technology, despite their ostensible incoherence, are still valid after years. Both “contrapuntal radio” and his philosophical approach are related to his “eccentricity” promoted by Columbia Records and to the contemporary intellectual atmosphere of Canada. This study analyzes this approach, which also influenced Gould’s music, considering McLuhan’s “global village”, Adorno’s “culture industry”, and Gadamer’s “ecstasy”. This approach considered as “contrapuntal” is discussed in relation with the contemporary perception of Canadian-ness to identify the relationship between music, technology and nationalism.