Dergiler / SAREM Stratejik Arastirmalar Dergisi / 2010 / Cilt: 8 - Sayı: 15

İklim değişikliği ve Türkiye'nin güvenliğine etkileri

Climate change and its effects on Turkey's security

Sayfa
237–275
DOI
—

Özet

Küresel iklim değişikliği, XXI. yüzyılın en önemli sorunlarından birisidir. Küresel iklim değişikliği, su ve gıda krizlerine, ekonomik şoklara, kıt su kaynakları ve verimli topraklar için rekabete, gerilimlere ve silahlı çatışmalara neden olabilecektir. Küresel ısınma, kitle hâlinde göçlere dolayısıyla istikrarsızlıklara da neden olabilecektir. Bütün bu nedenlerle, küresel iklim değişikliği, hâlen zaten kırılgan olan bazı coğrafi bölgelerde jeopolitik istikrarsızlıklara yol açabilecektir ve bu nedenle de ciddi bir güvenlik sorunu olarak algılanmalıdır. Kyoto Protokolü karbondioksit (CO2), metan (CH4), diazot monoksit (N2O), hidroflorokarbonlar (HFCs), perflorokarbonlar (PFCs), kükürt heksaflorid (SF6) gazlarının salımını sınırlandırmak amacı ile sürdürülen gayretlerin en ciddi sonucudur ve 1997 yılında toplanan Kyoto Konferansı’nda imzalanmış olup 2012 yılında sona erecektir. 2009 yılı Aralık ayında, küresel ısınma ve sera gazı salım oranlarını azaltmak, 2012’de sona erecek Kyoto Protokolü yerine yeni bir anlaşma koyabilmek amacı ile toplanan Kopenhag İklim Konferansı'nda ise somut sonuçlara ulaşılamamıştır. Türkiye, iklim değişikliğinin potansiyel etkilerine karşı ciddi tedbirler geliştirmelidir. Bu tedbirler karbondiksit gazı salımının sınırlandırılması, çevrenin ve doğal kaynakların korunması ve yeni iklim koşullarına uyum tedbirlerini kapsamalıdır. Türkiye aynı zamanda, küresel iklim değişikliğinin, zaten istikrarsız bir bölge olan Orta Doğu'da yapabileceği etkileri, potansiyel su ve gıda sıkıntılarının ve kitle hâlinde göçlerin yansımalarını ve bütün bunların Türkiye'nin güvenliğine etkilerini de dikkate almalıdır. Türkiye, iklim değişikliğinin etkilerini bir güvenlik sorunu olarak tanımlamalı ve bu sorunlara karşı stratejik tedbirler geliştirmelidir.

Abstract

Global climate change is a crucial challenge of the twenty first century. Global climate change may cause water and food crises, and economic shocks, as well as competition, tension and armed conflicts for scarce water sources and fertile land. Global warming may also cause mass migration and destabilization. Therefore, global climate change may become a serious source of geopolitical instability in some of the already fragile regions of the world and therefore should be considered as a serious security issue. The Kyoto Protocol was the most significant result of global efforts to limit carbon dioxide (CO2), methane (CH4), nitrous oxide (N2O), hydrofluorocarbons (HFCs), perfluorocarbons (PFCs), sulphur hexafluoride (SF6) gas emissions and the international agreement reached, as a result of the Kyoto Conference held in 1997, will end in 2012. The Copenhagen Climate Conference held in December 2009 to limit carbondioxide gas emissions could not reach any positive result. Turkey should plan serious measures against the potential effects of climate change. These measures should strive to limit carbon dioxide gas emissions, protect the environment and natural resources and adapt to the new climate conditions. Turkey, should also consider the potential effects of global climate change in the already unstable region of the Middle East and the reflections of potential water and food stresses and mass migrations and their effects on Turkey's security. Turkey should consider climate change effects as a serious security issue and should develop strategic measures to meet those challenges.