Dergiler / SAREM Stratejik Arastirmalar Dergisi / 2011 / Cilt: 9 - Sayı: 17
ABD'nin küresel Gücünün Britanya ve Osmanlı İmparatorluğu Dönemi ile karşılaştırılması
- Sayfa
- 41–96
- DOI
- —
Özet
ABD’nin bir ulus olarak ortaya çıkışı ve devlet karakteri kazanması kendisine has bir özellik taşımaktadır. İmparatorluk gücüne ulaşma ve onu devam ettirme yeteneği de tek olma özelliği gösterir. ABD’nin bu “istisna olma” özelliği kendisini geçmişteki büyük imparatorluklardan önemli oranda farklı kılmaktadır. ABD’nin 1880 yılından beri dünyada sürdürdüğü ekonomik üstünlük, 1945 yılından itibaren siyasi ve askerî üstünlük ile bütünleşmi , Soğuk Savaşın bitiminden sonra süper güç niteliğine dönüşmüştür. İngiltere ve Osmanlı mparatorluğu ile karşılaştırılarak, ABD’nin bu küresel üstünlüğünün farklılıkları ve benzerliklerinin ortaya çıkarılması hedeflenmiştir. Ancak Doğu medeniyetine ait ülkelerin son yıllardaki iktisadi büyüme kapasitelerindeki önemli artışlar, Irak ve Afganistan krizlerinin mali ve politik etkileri, son küresel mali kriz, ABD’nin küresel güç niteliğinin ve Batı medeniyetinin beşyüz yıllık üstünlüğünün sorgulanmasına neden olmuştur.
Abstract
It was a particular trait of the USA to emerge as a nation and attain the characteristics of a state. It was very peculiar of the US to have become an empire and be able sustain it. This trait, called exceptionalism, renders the US considerably different from the previous empires. Economic hegemony prevailing after the 1880s was buttressed by the political and military supremacy that came into being at the end of the Second World War. This domination transformed the US into a global super power after the demise of the Cold War marked by the collapse of the Soviet Union. This article defines the differences and similarities of the US’ supremacy in the comparison with the British and Ottoman Empires. However, the rapid economic growth of Asian countries in the last three decades; the political, military and financial implication of ongoing wars in Iraq and Afghanistan and the latest global financial crises have led to the questioning of the super power role of the USA and of the Western hegemony that lasted over the past five hundreds years.