Dergiler / SAREM Stratejik Arastirmalar Dergisi / 2011 / Cilt: 9 - Sayı: 16
Soğuk savaş sonrası Amerikan dış politikası
- Sayfa
- 51–91
- DOI
- —
Özet
ABD’nin dış politikasını Türkiye ile ilişkilerinden bağımsız olarak Amerikan perspektifinden inceleyen çalışmalar son derece kısıtlıdır. Bu makale son dönem Amerikan dış politikasını Amerikan siyaseti ve toplumunda meydana gelen süreklilikler ve değişimler çerçevesinde analiz etmektedir. Bu çalışma, 1991 sonrasında Amerikan siyaset ve dış politikasını Soğuk Savaş döneminden kopuş olarak değerlendirmek ve 11 Eylül saldırılarını milat kabul etmek yerine 1945 sonrasındaki süreklilikleri ortaya koymaktadır. İkinci Dünya Savaşı sonrasında Truman’ın başkanlığı döneminde ABD’nin küresel hegemonyasını kurmak için uyguladığı stratejiye yakından bakılarak günümüz Amerikan dış politika yapıcılarının dünya görüşünün Soğuk Savaş mantığı içinde nasıl şekillendiği ortaya konmaktadır. Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra ABD’nin artan askerî müdahalelerinin arka planında yatan dinamikler sorgulanmakta, bunun sivil-asker ilişkilerine etkisi irdelenmektedir. Bu bağlamda özellikle 1960’ların ikinci yarısından itibaren Amerikan toplumunda ağırlık kazanan yeni muhafazakârlık ve yükselen milliyetçilik Bush döneminin dış politikasında belirleyici olmuştur.
Abstract
There are very few academic studies that objectively analyze American foreign policy from the U.S. perspective independent of the Turkish-American relations. This article aims to study recent American foreign policy from the outlook of continuities and changes. Instead of considering American politics and foreign policy after 1991 as a rupture from the Cold War era and the September 11 attacks as a turning point, the author seeks to reveal the continuities in American foreign policy since 1945. Therefore this study analyzes Truman’s strategy for establishing American global hegemony after Second World War and how it constructed the Cold War mentality that shaped the world view of American decision makers until today. While this article examines the underlying causes for the increasing American military interventions since the disintegration of the Soviet Union, it also analyzes their impact on civil-military relations. It argues that neoconservatism and aggressive nationalism that have become dominant ideologies in American politics after the second half of the 1960s had shaped Bush’s foreign policy.