Dergiler / Pamukkale Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi / 2020 / Cilt: 7 - Sayı: 1

ÂLİM KİME DENİR? ḲÛTU’L-ḲULÛB VE İḤYÂU ULÛMİ’D-DÎN ÜZERİNDEN KARŞILAŞTIRMALI BİR İNCELEME

Who is Called as a Scholar to [ālim]?A Comparative Analysis through Qūtu’l-qulūb and Iḥyāu ulūmı’d-dīn

Sayfa
536–558
DOI
—

Özet

Bu çalışmada Ebû Tâlib el-Mekkî’nin (ö. 386/996) Ḳûtu’l-ḳulûb’ünde ve Ebû Hâmid elGazzâlî’nin (ö. 505/1111) başyapıtı İḥyâu ulûmi’d-dîn’de ortaya konan âlim portreleri, karşılaştırmalı olarak incelenmektedir. Çalışmada, “hangi ilimle uğraşan kimsenin hakiki anlamda âlim olarak vasıflandırılabileceği” ve “hakiki anlamda âlim vasfıyla nitelendirilebilecek kimsenin hangi özelliklere sahip olması gerektiği” sorularına cevap aranmaktadır. Doküman inceleme yönteminin kullanıldığı çalışmanın amacı, İḥyâ ve bu eserin kaynakları arasında yer alan Ḳûtu’l-ḳulûb özelinde âlim olmanın kriterlerini ortaya koymaktır. Bu sayede İslâm düşüncesinde ilim tahsilinin temel gayesi olan “Allah ile yakınlık kurma”nın bu iki eserde nasıl işlendiği ortaya konacak; ayrıca Mekkî ve Gazzâlî düşüncesine göre bunun nasıl mümkün olabileceğinin pratik yönüne yer verilecektir.

Abstract

In this study, the portraits of scholars revealed in Abū Talib al-Makkī’s (d. 386/996) Qūtu’l-qulūb and Abū Hāmid al-Ghazzālī’s (d. 505/1111) masterpiece Iḥyāu ulūmı’d-dīn are examined comparatively. In this regard, this study seeks answers to the questions of “what kind of scientific person can be qualified as a scholar [ālim] in the true sense” and “which characteristics should one have to be qualified as a scholar in the true sense”. The purpose of the study, where the document review method is used, is to reveal the criteria of being a scholar in the specialty of Iḥyā and Qūtu’l-qulūb, which is among the sources of Iḥyā. Thus, it will be revealed how the issue of "establishing closeness with Allah", which is the main purpose of the knowledge in Islamic thought, is handled in these two works, in addition to that it will be clarified the practical aspect of how possible is this according to al-Makkī’s and al-Ghazzālī’s ideas.