Dergiler / Mikrobiyoloji Bülteni / 2007 / Cilt: 41 - Sayı: 4
Financisella tularensis ve Türkiye'de tularemi
- Sayfa
- 621–636
- DOI
- —
Özet
Gram negatif küçük bir aerobik basil olan Francisella tularensis, ilk tanımlandığı yer (Tulare, Kaliforniya) ve ilk tanımlayan araştırıcının adına (Edward Francis) izafeten isimlendirilmiştir. F.tularensis; tularensis (tip A biovarı), holarctica (tip B biovarı) ve mediasiatica olarak bilinen üç alt tür içermektedir. Nadir görülen ve özellikle kırsal bölgelerde ortaya çıkan hastalık, bakterinin sindirim veya solunum yoluyla alınması ya da tavşan, diğer kemiriciler ve kan emen artropodlar ile direk teması sonucu bulaşır. Hastalığın inkübasyon süresi ortalama 3-5 gün olup 1-21 gün arasında değişebilir. Enfeksiyon, tifoidal, pnömonik, oküloglandüler, orofarengeal, ülseroglandüler ve glandüler formda ortaya çıkabilmektedir. Semptomlar hastalığın tipine göre değişiklik gösterir. F.tularensis subsp. tularensis daha ziyade ülseroglandüler formda hastalık oluşturur; bu enfeksiyonların seyri daha ağır olup tedavi edilmeyen olgularda mortalite %5-60 arasında değişebilir. Buna karşın daha ziyade orofarengeal formda klinik tablo oluşturan F.tularensis subsp. holarctica’nın ise virülansı düşüktür ve Avrupa’da tularemi hastalığının başlıca etkenidir. Ülkemizde de bu alt türün bulunduğunu düşündüren bulgular vardır. Bakterinin yüksek virülansa sahip olması ve kültürünün yapılmasındaki zorluklar nedeniyle laboratuvar tanısı serolojik yöntemlere (mikroaglütinasyon veya ELISA) dayanmaktadır. Streptomisin ve gentamisin (10-14 günlük doz) tedavide ilk seçenek antibiyotiklerdir. Türkiye’de tularemi yeniden önem kazanan bir zoonoz haline gelmiştir. Ülkemizde bildirilen ilk tularemi epidemisi 1936 yılında Trakya bölgesinde (Lüleburgaz), ikinci epidemi ise 1945 yılında yine aynı bölgede ortaya çıkmıştır. Son yıllarda ülkemizin değişik bölgelerinden tularemi salgınları bildirilmektedir. T.C. Sağlık Bakanlığı, bu hastalığı 2005 yılında bulaşıcı hastalıkların bildirim sisteminde Grup C içine dahil ettiğinden tularemi ile ilgili güvenilir veriler alınmaya başlanmıştır. Bu verilere göre 2005 yılında çeşitli illerden toplam 431 kesin tularemi olgusu bildirilmiştir. Bu derleme yazıda F.tularensis ve oluşturduğu hastalığın genel özellikleri ile tulareminin Türkiye’deki durumu tartışılmaktadır.
Abstract
Francisella tularensis is a small gram-negative aerobic bacillus which was named after Edward Francis and the location (Tulare County, California) where the organism was discovered. F.tularensis includes three subspecies known as tularensis (type A biovar), holarctica (type B biovar) and mediasiatica. Tularemia (rabbit fever) is a rare and primarily rural disease which may be transmitted by ingestion, inhalation, or by direct skin contact with rabbits, other rodents and by blood-sucking arthropods. Infection occurs in different forms, such as typhoidal, pneumonic, oculoglandular, oropharyngeal, ulceroglandular, and glandular. The incubation period is about 3-5 days, but may vary between 1 to 21 days, and symptoms vary based on the mode of infection. Infections by F.tularensis subsp. tularensis are generally presented as ulceroglandular form and cause more severe diseases leading 5-60% mortality in untreated patients. F.tularensis subsp. holarctica which is a less virulent organism, mainly cause oropharyngeal form of infection especially in Europe countries as well as in Turkey. Since F.tularensis is extremely virulent organism and is difficult to culture on standard media, laboratory diagnosis is mainly based on the serological assays such as microagglutination or ELISA tests. Streptomycin or gentamycin (for 10-14 days) are the first choise antibiotics for the treatment. Tularemia becomes a reemerging zoonosis in Turkey. The first published tularemia epidemic in Turkey had been reported in 1936 from Thrace region (Luleburgaz town), and the second was in 1945 again in the same location. In recent years, tularemia outbreaks were reported from various regions of Turkey. The reliable data were obtained after 2005 because of the inclusion of this infection into Group C of notification system of communicable diseases by Turkish Ministry of Health. A total of 431 confirmed cases were reported from various provinces according to data of the year 2005. In this review, general characteristics of F.tularensis and its infections have been discussed emphasizing the data related with tularemia in Turkey.