Dergiler / Mikrobiyoloji Bülteni / 2015 / Cilt: 49 - Sayı: 3

Aşısız İki Çocuk Olguda İnvazif Pnömokokal Hastalık: Plevral Ampiyem ve Bakteriyemi

Invasive Pneumococcal Disease in Two Non-Vaccinated Pediatric Cases: Pleural Empyema and Bacteremia

Sayfa
446–453
DOI
—

Özet

Gram-pozitif bir diplokok olan Streptococcus pneumoniae bakteriyemi, sepsis ve menenjit gibi ağır seyirli enfeksiyonlar ile seyreden invazif pnömokokal hastalıklar (İPH)'ın etkenidir. S.pneumoniae ve İPH'nin tüm dünyada önemli bir hastalık yükü oluşturması, ciddi mortalite ve morbiditeler ile seyretmesi ve aşı ile önlenebilir hastalık grubunda yer alması nedeniyle, aşı çalışmalarının odağında yer almaktadır. S.pneumoniae'nın 90'dan fazla tanımlanmış serotipi varken, İPH etkeni olarak belirli serotipler saptanmaktadır. Komorbid ve kronik hastalığı olanlar, 65 yaş bireyler, primer ya da sekonder immün yetmezliği olanlar İPH açısından artmış risk altındadırlar. Günümüzde pnömokoklar için 23 bileşenli polisakkarit aşı ile birlikte 7, 10 ve 13 bileşenli konjuge pnömokok aşıları (KPA) mevcuttur. Serotipten bağımsız koruma sağlayacak protein bazlı aşılar ile 15 bileşenli konjuge pnömokok aşısının faz çalışmaları halen devam etmektedir. Türkiye'de Kasım 2008'de KPA-7 ve Nisan 2011'de KPA-13 ulusal aşı takviminde uygulamaya girmiştir. Burada sunulan ilk olgu, daha önce pnömokok aşısı yapılmamış, altta yatan herhangi bir risk faktörü olmayan ve S.pneumoniae serotip 1'e bağlı pnömoni ve plevral ampiyem gelişen altı yaşındaki bir kız hastadır. İkinci olgu ise yenidoğan döneminde geçirdiği pnömokok ile ilişkili septiseminin ardından S.pneumoniae serotip 12B'ye bağlı bakteriyemi gelişen ve izleminde kompleman eksikliği tanısı alan 52 günlük erkek hastadır. S.pneumoniae serotip 1, günümüzde kullanımda olan polisakkarit pnömokok aşısı ile 10 ve 13 bileşenli konjuge pnömokok aşılarının kapsadığı serotipler içinde yer alan ve pnömokok ie ilişkili lober pnömoni ile parapnömonik ampiyemlerde sıklıkla izole edilen invazif bir suştur. S.pneumoniae serotip 12B ise, İPH ile birlikte genellikle solunum sistemi enfeksiyonları ve nazofarengeal taşıyıcılık çalışmalarında elde edilen, hem polisakkarit hem de konjuge aşıların hiçbirinde yer almayan bir serotiptir. Olgulardan birincisi, ülkemizde rutin çocukluk çağı aşı şemasında uygulanmakta olan KPA-13'ün içerdiği bir serotiple İPH geçirmiş olması ve toplumda dolaşan pnömokok suşları hakkında fi kir vermesi açısından sunulmuştur. İkinci olgu ise, pnömokoklar gibi tekrarlayan kapsüllü bakteri enfeksiyonlarında immün yetmezlikler ve diğer risk faktörlerinin değerlendirilmesinin gerekliliğine dikkat çekmek amacıyla tartışılmıştır. Konjuge pnömokok aşıları, özellikle küçük çocuklarda aşı-tipi pnömokokların nazofarengeal taşıyıcılığını, İPH sıklığını ve İPH ile ilişkili morbidite ve mortaliteyi azaltarak toplum immünitesine katkıda bulunurken, aynı zamanda antibiyotiğe dirençli enfeksiyonların sıklığında azalmaya da neden olmaktadır. Tüm bu önemli sonuçları nedeniyle konjuge pnömokok aşılarının tüm toplumu kapsayacak şekilde uygulanması önemlidir

Abstract

Streptococcus pneumoniae, a gram-positive diplococcus, is the causative agent of invasive pneumococcal diseases (IPDs) characterized by severe infections such as bacteraemia, sepsis and meningitis. S.pneumoniae and IPDs are situated in the focus of the vaccine studies because of being encompassed of a signifi cant burden of disease in the world, severe mortality and morbidities, and location in vaccine-preventable diseases group. Although S.pneumoniae has more than 90 defi ned serotypes, certain serotypes are often identifi ed as the cause of IPDs. Individuals with comorbid and chronic diseases, primary or secondary immune defi ciencies, and < 2 years or > 65 years of age are at increased risk for IPDs. Currently, a 23-valent polysaccharide vaccine and also 7, 10 and 13 valent pneumococcal conjugated vaccines (PCV) have been produced for pneumococci. Phase studies of protein based vaccines, which will provide protection independent of serotypes, and 15-valent pneumococcal conjugated vaccine are still ongoing. In Turkey, in November 2008 PCV7 and in April 2011 PCV13 have been implemented in the national immunization program. First case of the pneumococcal unvaccinated cases presented in this report was a 6-year-old girl patient with pneumonia and pleural empyema due to S.pneumoniae serotype 1, without any underlying risk factors. The other case is a 52-days-old male patient, who had a history of pneumococcal septicemia in the newborn period and was followed for bacteremia associated S.pneumoniae serotype 12B and diagnosed as complement defi ciency on follow-up. S.pneumoniae serotype 1 is within serotypes covered by 10 and 13 valent pneumococcal conjugate vaccines and pneumococcal polysaccharide vaccine that are in use today, and is a highly invasive strain often isolated in pneumococcal lobar pneumonia and empyema. S.pneumoniae serotype 12B is a non-vaccine serotype not included in any of conjugate and polysaccharide vaccines, and usually obtained in respiratory infections and nasopharyngeal carriage studies. The fi rst case of this report was presented because of an IPD with a serotype included in PCV13 implemented in the routine childhood vaccination schedule and to give an idea about pneumococcal strains circulating in the community. The second case was discussed to draw attention for the evaluation of immune defi ciencies and other risk factors in recurrent infections with encapsulated bacteria such as pneumococci. Pneumococcal conjugate vaccines contribute the public immunity with the reduction of vaccine-type pneumococcal nasopharyngeal carriage, IPD incidence, and IPD associated morbidity and mortality especially in young children, at the same time cause a decrease in the prevalence of antibioticresistant infections. Application of the pneumococcal conjugate vaccines covering the whole society is important, according to all these important results