Dergiler / MN Kardiyoloji / 2009 / Cilt: 16 - Sayı: 1

Başvuru sırasında ölçülen çözülebilir CD40 ligandı ve miyeloperoksidaz düzeyi ile başarılı primer perkütan koroner girişim sonrasındaki ST-segment gerilemesi arasındaki ilişki

The relationship between ınitially measured soluble CD40 ligand and myeloperoxidase levels and ST segment regression after successful primary percutaneous coronary intervention

Sayfa
4–11
DOI
—

Özet

Amaç: Başarılı primer perkütan koroner girişim (PKG) öncesi ölçülen, inflamatuvar ve trombotik göstergelerden olan çözülebilir CD40 Ligandı (çCD40L) ve miyeloperoksidaz (MPO) ile no-reflow göstergesi olan ST segment gerilemesi (STS) arasındaki ilişki araştırıldı. Gereç ve Yöntem: Akut ST-segment yükselmeli miyokard infarktüsü (STYMİ) nedeni ile, ilk 12 saat içinde başarılı PKG uygulanan ardışık 83 hastada (72 erkek; ortalama yaş 56.83 ±10.71 yıl), girişim öncesi plazma çCD40L ve MPO düzeyleri ölçüldü. PKG sonrası EKG’deki ST-segment yükselmesindeki gerileme (ΣSTG) 0.05) ve MPO düzeyleri (803.1 ± 1280 μg/l ve 458 ± 465.5 μg/l, p > 0.05) arasında fark yoktu. çCD40L ve MPO düzeyleri ile ΣSTG arasında da korelasyon bulunmadı. çCD40L ve MPO’ nun ortanca değerlerinin (sırasıyla; 2.28 ng/ml ve 310 ng/ml) altında veya üzerindeki hastalarda no-reflow fenomeni, tirofiban tedavisi ve hastane içi majör kardiyovasküler olaylar açısından bir farklılık saptanmadı. Sonuç: Plazma çCD40L ve MPO düzeyleri bu homojen STYMİ grubunda no-reflow fenomenini ve hastane içi kardiyak olayların gelişimini belirlemede etkin bulunmamıştır.

Abstract

Aim: We aimed to assess the relationship between initially measured soluble CD40 ligand (sCD40L) and myeloperoxidase (MPO) levels which is an inflammatory and thrombotic marker and ST segment regression (STR) indicating no-reflow phenomenon. Material and Method: In 83 consecutive patients with acute ST - segment elevation myocardial infarction (STEMI) undergoing successful primary percutaneous coronary intervention (PCI) during the first 12 hours (72 men; 56.83 ± 10.71 years of age) sCD40L and MPO levels were measured before intervention. Regression in ST-segment elevation (&#931;STR) before and after PCI is assessed. Patients with &#931;STR < %50 were included in the no-reflow group (n = 66, %79.5) and patients with &#931;STR &#8805; %50 (n = 17, %20.5) were included in the group absent of no-reflow phenomenon. Results: Statistically significant difference was not observed in sCD40L (2.3 ± 1.8 ng/mL ve 2.06 ± 1.3 ng/mL, p > 0.05 consecutively) and MPO levels (803.1 ± 1280 &#956;g/l ve 458 ± 465.5 &#956;g/l, p > 0.05 consecutively) between the two groups. Also there was no statistically significant difference between the patients having higher or lower values of mean sCD40L and MPO levels (2.28 ng/ml ve 310 ng/ml, consecutively), no reflow phenomenon, tirofiban treatment and in-hospital major cardiovascular events. Conclusion: Plasma sCD40L and MPO levels was not found to be effective in determining the in-hospital cardiovascular event progression in this homogenous STEMI group.

Anahtar kelimeler: CD40 ligand,Peroksidaz,Miyokard enfarktüsü,Reflow olmayan fenomen,Perkütan koroner girişim