Dergiler / MN Kardiyoloji / 2002 / Cilt: 9 - Sayı: 2

Akut koroner sendrom sonrası proksimal LAD lezyonuna stent uygulamasının sol ventrikül fonksiyonları üzerine etkisinin ekokardiyografik yöntemle değerlendirilmesi

Doppler echocartdiographic evaluation of left ventricular functions after stenting of proximal left anterior descending artery lesion after acute coronary syndromes

Sayfa
100–106
DOI
—

Özet

AMAÇ:Çalışmamızın amacı, akut koroner sendrom sonrası proksimal sol ön inen arter (LAD) darlığı saptananlarda, predilatasyonla veya direkt olarak stent uygulanmasının sol ventrikül sistolik ve diyastolik fonksiyonlarına etkisini araştırmaktı. GEREÇ ve YÖNTEM: Çalışmaya akut koroner sendrom tanısı konmuş ve koroner anjiografik incelemede sadece LAD darlığı olan 27 hasta (yaş ortalaması 51.9±8.7) alındı. On hastada "unstable" angina, 10 hastada Q dalgalı miyokard infarktüsü, 7 hastada ise Q dalgasız miyokard infarktüsü tanıları mevcut idi. Stent implantasyonu 8 hastada direkt olarak (%29.6), 19 hastada (%70.4) ise balon predilatasyonunu takiben uygulandı. İşlem öncesi ve revaskülarizasyon sonrası 1., 3., 7. ve 30. günlerde Doppler-ekokardiyografik inceleme yapıldı. Sol ventrikül sistolik fonksiyonu ejeksiyon fraksiyonu ile değerlendirildi. Diyastolik fonksiyonlar için ise, mitral E ve A hızları, E/A oranı, E ve A hızlarının VTI'ları (hız-zaman integralleri), E deselerasyon zamanı ve izovolümetrik relaksasyon zamanı hesaplandı. BULGULAR: Ortalama LAD darlığı işlem öncesi %89.5±7.3 iken, revaskülarizasyon sonrası anlamlı bir şekilde azalarak %1.7±5'e geriledi (p<0.001). İşlem öncesi %56.6±7.3 olan ortalama ejeksiyon fraksiyonu, işlem sonrası 7. günde anlamlı olarak artmakta (%62.7±6.8) ve bu durum 30. günde de (%61.4±5.7) devam etmekteydi (p<0.001). Mitral E hızı (71.1±21 cm/sn iken, 1. gün 62.7±16.4 cm/sn) ve E VTI değeri (11.5±3.1 iken, 1. gün 10.35±2.84) revaskülarizasyon sonrası birinci gün anlamlı olarak azaldı (sırasıyla p=0.011 ve p=0.019). Mitral E hızı ve E VTI değeri takip eden günlerde progresif olarak arttı ve bu artış 30. günde bazal değere göre anlamlı hale geldi (14 ± 3.7, p=0.009). Mitral A hızı revaskülarizasyon sonrası progresif olarak azaldı ve bu azalma 30. günde istatistiksel olarak anlamlı hale geldi (73.5±15.9 cm/sn iken, 30. gün 67.9±15.5 cm/sn olarak bulundu. p=0.032). Bekleneceği üzere E/A oranı revaskülarizasyon sonrası birinci gün anlamlı olarak azalıp (1.0±0.4 iken, 1. gün 0.9±0.3 olarak bulundu. p=0.046), 3. günden itibaren artmaya başladı. Bu artış 30. gün ortalama 1.2±0.4 değerine yükselerek anlamlı hale geldi (p=0.05). Mitral E deselerasyon zamanı ve izovolümetrik relaksasyon zamanlarında revaskülarizasyon sonrası anlamlı bir değişim gözlenmedi. Toplam balon şişirme süresi ve koroner oklüzyon süreleri direkt stent grubunda anlamlı olarak daha az olmasına rağmen iki grup arasında sistolik ve diyastolik fonksiyonlar açısından anlamlı bir fark bulunmadı. SONUÇ: Sonuç olarak, akut koroner sendrom sonrası anlamlı koroner arter darlığı olan hastalarda stent uygulamasının, predilatasyonla birlikte olsun olmasın, sol ventrikül sistolik ve diyastolik fonksiyonlarında anlamlı iyileşme sağladığı ve bu tür hastalarda uygulanmasının yararlı olacağı kanaatine varıldı.

Abstract

AIM: The aim of this study is to investigate the effects of stenting treatment with or without predilatation on left ventricular systolic and diastolic functions in patients with proximal LAD lesions after acute coronary syndromes. MATERIAL AND METHODS: The study consisted of 27 patients (mean age 51.9 ± 8.7 years) with acute coronary syndrome (10 with unstable angina, 10 with Q wave and 7 with non-Q wave anterior myocardial infarction). Stent implantations were done with predilatation in 19 (70.4%) and directly in 8 patients (29.6%). Doppler-echocardiography was submitted before and 1, 3, 7 and 30 days after revascularization. Left ventricular systolic functions were eveluated with ejection fraction. Left ventricular diastolic functions were analyzed by measuring the mitral E and A velocities, mitral E/A, mitral E and A VTI, mitral E deccelaration and isovolumetric relaxation times (IVRT). RESULTS: The average stenosis was 89.5±7.3% before and 1.7±5% after revascularization of LAD lesions (p<0.001). Ejection fraction was 56.6±7.3% before and increased significantly after the seventh day (62.7±6.8%) and remained high until day 30 (61.4±5.7%) after revascularization according to area-length methods (p<0.001). Mitral E velocity (71.1±21.0 vs 62.7±16.4 cm/sec) and E VTI (11.5±3.1 vs 10.35±2.84) declined significantly after the first day of revascularization (p=0.011 and p=0.019 respectively). Mitral E velocity and E VTI were found to be increasing on the following days and these increments have been found to be significant on 30th day according to prerevascularization values (14±3.7, p=0.009). Mitral A velocity was found to be decreasing progressively, and this decline was found to be significant on 30th day (73.5±15.9 vs 67.9±15.5 cm/sec, p=0.032). As expected E/A ratio declined significantly after the first day of revascularization (1.0±0.4 vs 0.9±0.3, p=0.046) and began to increase progressively in the following days and reached a significant rate on the 30th day (1.0±0.4 vs 1.2±0.4, p=0.05). Mitral E deccelaration time and IVRT changes were not found to be significant on follow up. Although the total inflation time was found to be significantly shorter in patients with direct stent implantation, there were no significant difference of systolic and diastolic functions of both groups. CONCLUSION: In conclusion, stent implantation after acute coronary syndromes with or without predilatation, makes a significant improvement in systolic and diastolic functions and it can be recommended to carry out this procedure to the mentioned group of patients.

Anahtar kelimeler: Ventriküler fonksiyon, sol,Stentler,Miyokard enfarktüsü,Anjina, kararsız,Koroner arteriyoskleroz,Koroner hastalık,Ekokardiyografi