Dergiler / MN Kardiyoloji / 2019 / Cilt: 26 - Sayı: 3

Atriyoventriküler Nodal Reentran Taşikardi Ablasyon Yapılan Hastaların Özellikleri: Tek Merkez Vaka Serisi

Properties of Patients with Atrioventricular Nodal Reentran Tachycardia Ablation: Single Center Case Series

Sayfa
177–183
DOI
—

Özet

Amaç: Atriyoventriküler nodal reentran taşikardi paroksismal supraventriküler taşikardilerin yarıdan fazlasını oluşturur. İleti hızı ve refrakterlikleri birbirinden farklı iki yolun varlığı atriyoventriküler nodal reentran taşikardi oluşumunda sorumlu tutulmaktadır. Retrospektif çalışmamızda kateter ablasyon işlemi yapılan yüksek volümlü bir merkezde, atriyoventriküler nodal reentran taşikardi ablasyon yapılan hastaların demografik özellikleri, etyolojik faktörler ve komplikasyon oranlarından söz edilmektedir. Gereç ve Yöntem: Hastanemizde Ocak 2015 ve Ocak 2018 yılları arasında toplam 522 hastaya atriyoventriküler nodal reentran taşikardi ablasyon işlemi uygulanmıştır. Bu hastalar demografik özellikleri, etyolojik faktörler ve komplikasyon gelişimi açısından değerlendirilmiştir. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 41±13 ve kadın cinsiyet oranı 59,1’dir. En sık görülen tip Slow-Fast atriyoventriküler nodal reentran taşikardidir (%88,4). Akut dönemde işlem başarısı %99’dur. Tüm hastalarda karşılaşılan komplikasyon oranı %2,5 iken, en sık karşılaşılan komplikasyon girişim yeri hematomu olarak karşımıza çıkmıştır (%0,9). Sonuç: Tüm yaş gruplarını etkileyebilen ve yaşam kalitesini oldukça kötüleştirebilen bir hastalık grubu supraventriküler taşikardilerdir. Bu grubun en sık görülen üyesi olan atriyoventriküler nodal reentran taşikardinin bilinen küratif tedavisi radyofrekans ablasyondur. Ablas - yon tedavisi yapan hekim sayısı ve işlemin yapıldığı merkez sayısı giderek artış göstermektedir. Özellikle gelişebilecek komplikasyonlar açısından dikkat çekmek amaçlı atriyoventriküler nodal reentran taşikardi ablasyon tecrübelerimiz bu çalışma ile paylaşılmıştır.

Abstract

Objective: Atrioventricular nodal reentrant tachycardia constitutes more than half of paroxysmal supraventricular tachycardia. The presence of two different pathways and refractoriness are considered to be responsible for atrioventricular nodal reentrant tachycardia formation. In our retrospective study, demographic characteristics, etiologic factors and complication rates of patients undergoing atrioventricular nodal reentrant tachycardia ablation in a high-volume center with catheter ablation were discussed. Material and Method: A total of 522 patients underwent atrioventricular nodal reentrant tachycardia ablation procedure in our hospital between January 2015 and January 2018. These patients were evaluated for their demographic characteristics, etiologic factors and complication development. Results: The mean age of the patients was 41±13 and the female gender ratio was 59.1. The most common type is Slow-Fast atrioventricular nodal reentrant tachycardia (88.4%). The success rate in the acute period is 99%. While the complication rate was 2.5% in all patients, the most common complication was seen as the site of the hematoma (0.9%). Conclusion: Supraventricular tachycardia is a group of diseases that can affect all age groups and can worsen the quality of life. The most common member of this group, known as atrioventricular nodal reentrant tachycardia, is curative treatment of radiofrequency ablation. The number of physicians performing ablation treatment and the number of centers in which the procedure is performed increase. Our experience with atrioventricular nodal reentrant tachycardiaablation has been shared with this study, especially in order to draw attention to the complications.