Dergiler / MN Kardiyoloji / 2020 / Cilt: 27 - Sayı: 4
ST Segment Yükselmesiz Miyokard Enfarktüsü Hastalarında Serum Prokalsitonin Düzeyleri İle Lezyon Ciddiyeti Arasındaki İlişki
- Dergi
- MN Kardiyoloji
- Sayfa
- 205–210
- DOI
- —
Özet
Amaç: ST yükselmesiz miyokard enfarktüsü tanısı ile koroner anjiyografi yapılan hastaların bir kısmında koroner kan akımını sınırlayan ciddi darlık tespit edilememektedir. Yüksek enflamatuvar belirteç seviyeleri; progresif koroner ateroskleroz, akut koroner sendromda olumsuz prognoz ve artmış koroner arter girişimleriyle ilişkilendirilmiştir. Literatürde prokalsitonin, akut koroner sendromda hem kötü prognoz göstergesi hem de artmış enflamatuvar yanıt göstergesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Prokalsitonin düzeyinin, artmış enflamatuvar cevap ile korelasyon gösterebilecek aterosklerotik lezyon ciddiyeti ile ilişkisi henüz değerlendirilmemiştir. Çalışmamızda ST yükselmesiz miyokard enfarktüsü ile başvuran hastalarda prokalsitonin düzeylerinin koroner anjiyografide lezyon ciddiyeti ile ilişkisi olup olmadığını değerlendirmek amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Kliniğimize başvurmuş 254 ST yükselmesiz miyokard enfarktüsü hastası, koroner anjiyografideki lezyon ciddiyeti ve başvuru prokalsitonin düzeyleri arasındaki ilişki bakımından retrospektif olarak incelenmiştir. Ayrıca başvuru laboratuavr değerlerinin ciddi ve ciddi olmayan lezyonun gruplar üzerine bağımsız etkileri regresyon analizi ile değerlendirilmiştir. Bulgular: 146 hastada ciddi lezyon (≥%50), 108 hastada ciddi olmayan lezyon mevcuttu. Ortalama hasta yaşı 63 olup, hastaların %32’si kadın idi. Başvuru C‐reaktif protein ve prokalsitonin değerleri ciddi lezyon saptanan grupta anlamlı olarak yüksek saptandı (sırasıyla p=0,002 ve p=0,02). Aynı şekilde başvuru trombosit sayısı ciddi lezyon olan grupta daha düşük iken; ortalama trombosit hacmi bu grupta anlamlı olarak daha yüksek bulundu (sırasıyla p=0,02 ve p=0,005). Yapılan regresyon analizinde, başvuru sırasındaki yüksek prokalsitonin, C‐reaktif protein ve ortalama trombosit hacmi değerleri ciddi ve ciddi olmayan lezyon grubuna etki eden bağımsız belirleyiciler olarak saptandı (sırasıyla p=0,022, OR=1,938 CI [1,098 ‐3,421], p=0,033, OR: 1,019 GA [1,002‐1,036], p= 0,030 OR= 1,342 [1,029‐1,752]). Sonuç: Başvuru esnasındaki yüksek serum prokalsitonin düzeyi ST yükselmesiz miyokard enfarktüsü hastalarında ciddi lezyon tespit edilmesinin bağımsız bir öngördürücüsü olarak saptanmıştır. Artmış prokalsitonin seviyesi, enflamasyon ve aterosklerotik hastalık derecesi bakımından yüksek riskli hastaları belirlemek için bir gösterge olarak kullanılabilir.
Abstract
Objective: Coronary angiography of non ST segment elevation myocardial infarction patients not always result with a critical stenosis limiting the coronary blood flow. High levels of inflammatory markers are shown to be related with progressive atherosclerosis, poor prognosis in acute coronary syndrome and increased number of coronary interventions. In the literature, procalcitonin was found to be in relation with high levels of inflammatory response and poor prognosis in acute coronary syndrome. However, its correlation with le‐ sion severity has not yet been studied. We aimed to investigate the possible relation of levels of procalcitonin with the angiographic lesion severity. Material and Method: We investigated the possible relation between admission procalcitonin levels with coronary lesion severity in 254 non ST segment elevation myocardial infarction patients admitted to our clinic, retrospectively. Also, laboratory values at admission was studied by regression analysis for their independent effects on the severity of the lesion. Results: 146 patients had severe coronary lesion (≥50%) and 108 patients non severe lesion. Mean age of the patients were 63 and 32% were female. Admission levels of C‐reactive protein and procalcitonin were significantly high in severe lesion group (p=0.002 and p=0.02, respectively). Admission thrombocyte level was significantly low and mean platelet volume was significantly high in the severe lesion group (p=0,02 and p=0.005, respectively). In the regression analysis, high procalcitonin levels, C‐reactive protein and mean platelet volume values were found to be independent predictors of severe lesion (p=0.022, OR=1.938 CI [1.098 ‐3.421], p=0.033, OR=1.019 CI [1.002‐1.036], p= 0.030 OR=1.342[1.029‐1.752], respectively). Conclusion: In our trial, we found that high levels of procalcitonin at admission was an independent predictor of severe coronary artery lesion at non ST segment elevation myocardial infarction patients. High levels of procalcitonin may be used as a marker to define high levels of inflammation and high risk group of atherosclerotic patients.