Dergiler / MN Kardiyoloji / 2020 / Cilt: 27 - Sayı: 2
Stabil Koroner Arter Hastalığında Eozinofil Düzeylerinin Fraksiyonel Akım Yedeği Yapılan Hastalarda Maksimal Hiperemiye Etkisinin Araştırılması
- Dergi
- MN Kardiyoloji
- Sayfa
- 58–63
- DOI
- —
Özet
Amaç: Fraksiyonel akım yedeği koroner arterdeki darlığın ciddiyetini değerlendirmede standart yöntemlerin başında gelir ancak fraksiyonel akım yedeği yapılan hastalardaki maksimal hiperemi oluşumuna katkıda bulunan etmenler net tanımlanmıştır. Bu çalışmada fraksiyonel akım yedeği ile koroner arterdeki darlığın ciddiyetinin değerlendirildiği durumlarda eozinofil düzeylerinin maksimal hiperemiye etkisini araştırmak amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız stabil koroner arter hastalarında koroner anjiyografi sonrası intermediyat koroner lezyon saptanan ve lezyon ciddiyetinin değerlendirilmesi amacıyla fraksiyonel akım yedeği yapılan hastaları üzerinde yapıldı. Hastalar fraksiyonel akım yedeği sonrası iskemi saptanma durumuna göre iki gruba ayrılarak fonksiyonel iskemi gelişiminde eozinofil miktarının rolü araştırıldı. Bulgular: Çalışmaya 639 hasta alındı hastaların ortalama yaşları 62±8,1, %75 erkekti. Tek değişkenli analizde Syntax Skoru, C-reaktif protein, eozinofil düzeyi, hipertansiyon, nötrofil/lenfosit oranı, aspartat aminotransferaz ve yüksek yoğunluklu lipoprotein kolesterolün fonksiyonel iskemi gelişimi ile ilişkili iken regresyon analizinde Syntax Skoru, eozinofil düzeyi ve nötrofil/lenfosit oranı fonksiyonel iskemi gelişiminin bağımsız prediktörü olarak saptandı. Eozinofil düzeyleri ile bazal distal koroner ve aort basıncı değeri oranı arasında orta düzeyde korelasyon mevcutken; maksimal hiperemi sırasındaki distal koroner ve aort basıncı değeri arasında iyi düzeyde korelasyon tespit edildi. Sonuç: Fraksiyonel akım yedeği koroner iskemi gelişiminde iyi bir tanı aracı olmasına rağmen eozonofil düzeyleri yüksek hastalarda artmış histamin düzeyleri yanlış pozitif sonuçlara neden olabilir. Bu tip hastalarda ilave görüntüleme yöntemlerinin kullanılması daha makul bir yaklaşım olabilir.
Abstract
Objective: Fractional flow reserve is one of the standard methods for assessing the severity of stenosis in the coronary artery. However, the factors contributing to the formation of maximal hyperemia in patients undergoing fractional flow reserve are not clearly defined. In this study, we investigated the effect of eosinophil levels on maximal hyperemia where the stenosis severity in coronary artery was assessed with fractional flow reserve. Material and Method: Our study was performed on patients with stable coronary artery disease who had intermediate coronary lesion after coronary angiography and who underwent fractional flow reserve measurement to evaluate the lesion severity. The patients were divided into two groups according to ischemia status after fractional flow reserve measurement and the role of eosinophil levels in the development of functional ischemia was investigated. Results: A total of 639 patients were included in the study, the mean age of patients was 62±8.1 years and 75% were males. In univariate analysis, while Syntax Score, C-reactive protein, eosinophil level, hypertension, neutrophil lymphocyte ratio, aspartat aminotransferas and high density lyphoprotein cholesterol were associated with the development of functional ischemia; in regression analysis, Syntax Score, eosinophil levels and neutrophil/ lymphocyte ratio were found to be independent predictors of functional ischemia. While there was a moderate correlation between eosinophil levels and basal distal coronary and aortic pressure value ratio, a good correlation was found between distal coronary and aortic pressure value ratio during maximal hyperemia. Conclusion: Although fractional flow reserve is a good diagnostic tool in the investigation of coronary ischemia, elevated histamine levels may cause false positive results in patients with high eosonophil levels. The use of additional imaging methods in such patients may be a more reasonable approach.